Düşünce, Edebiyat, Haberler, Köşe Yazısı

İNSANEVLADI; ZİHİN İKİZİ

0 28

26168508_2107277559501301_7465073633398560815_n

Hayatımın dönüm noktasındayım şu an. Aynı anda bir insanevladı ve androidle muhatap olunca işim zor. Sınavlar yorar insanı, ben de gerginim tabii ki. Dik durmak için çabalasam da. Oturduğum plastik koltuk kaygan bir zemin. Sabitkadem değilim yani. Bir oynaklık gelip buluyor işte.

“Zihin ikizi”ne erişme testindeyim. İnsan olanı bulmalıyım. Yoksa “kastrasyon iğnesi” vuracaklar. İğne olayı bitti yüzyıldır, her şey sentetik haplarla hallediliyor. Ama bu konuda iğne vazgeçilmez çözüm, yönetim nezdinde.

Hayat memat meselesi. Geçtin geçtin yoksa hadi beş sene bekle bakalım. Ot gibi yaşarken. 15’inde insan ergen olur, 20’sinde isyankar. Beş yıl nasıl geçer, tek başına, bir insanevladına dokunmadan. Şu an ortam dalgalı ekranlarda titreşimler halinde. Bu da benim duygularımın ortam rezonanslarını salladığını gösterir. Daha sakin olmalıyım. Al işte önümde; salonun ortasında su fıskiyesi, hologram. Bak ve sakinleş. Duygularını belli etme, hatıraları ele verme.

Gerçekte tek bir insan türü var. Androidlerle tür genişledi, çeşitlendi, rengârenk bir yelpazeye büründü. İnsanı bulmak neredeyse sıfır ihtimal. Androidler artık insandan farksız. Gençlerin insan türünden karşı cinsi bulabilme imkânı teste bağlı bu yüzden. Öyle sorular sormalıyım ki insan anında anlaşılsın. Yoksa plastik bir sevgilin olur. Dedelerimiz otomobilleri ile duygusal ilişki geliştirirmiş eskiden. Ancak otomobili öptüklerini hiç sanmıyorum. Testi geçemezsem otomobiline tapan fetişistler gibi bilgisayarla öpüşmek zorunda kalacağım.

Bilinçli androidler kütüphaneler yüklenen bir algoritma. Bilmediği yoktur. Ergen nasıl davranır, soru(n)ları nedir, hangi cevaplar onu mutlu eder? Şaşırtır, apıştırır? Çocuk oyuncağı onlar için. Ben çocuk değilim. Gençliğe evrilmek üzereyim.

Karşı cinsi düşünmeli. Videoların, filmlerin, imajseriumların imgeleri hücum ediyor zihnime. Dış görünüş, konuşma, jest-mimik, aradaki farkı anlamak mümkün değil. Dilediğim soruyu sorabilirim, oyunlar oynayabilir, ima-işaret yapabilirim. Androidlerin de yüzü kızarıyor artık. Mahcup arkaik insanlar gibi. Tekno Tanrısının rahipleri zalim. Bizlere sınava girmek şartı ile insan bir sevgili sunuyorlar çünkü. Hiçbir deneyimin yoktur ve isabet etmek iğne deliğinden geçmekten zor. O yüzden gerginim. Neredeyse yerdeki granit gibi ruhum.
Son model androidler çok akıllı. İnsanlar artık “akılsız makineler” diye tanımlanıyor, onlar kadar bilgili değiller. Ben daha yolun başındayım, tecrübe ne gezer? Bilinçli androidler insani tepkileri sergileyecek algoritma ile yüklü. Hatta akılsız rolü bile yapabiliyor. Aldanmam büyük ihtimal. Sapla samanı ayırmak kadar kolay değil.

Kafes konutlar, başkasına yer veremeyecek kadar dar artık. Testi geçebilenler gerçek bir sevgili ile digital kafelerde buluşabilir. Bunun için “zihin ikizleri” çipi yüklenmeli bileğinize. Kapılar açılmaz yoksa. El-ele diz dize baş başa bir arada olmak, büyük ikramiye. Başarabilirsem bugün.

“Ahtapot Testi”ni geçtim ama bu farklı. Ahtapot androidlerle bir yarışa giriyorsun. Bilgisayarı yenersen “dahi” olduğuna karar veriyorlar. Bilgi yarışması nihayetinde. Yenilsen de sonuçları ağır değil. Dahi olmasan bile teknopark yüksek okuluna gidebilirsin. Şu an duygusal bir test odasındayım. Karşımda iki hologram. Başarısız olursan insan türünün kendinden ibaret, tek bir cins olduğunu kabullenmek düşer sana.

“Android Hakları İyileştirme Yasası” olmasa aşağılayıcı bir iki soru ile şıpın işi çözebilirsin belki. Naber yosma? dersin, “bu argo bir deyim, kullanmamalısın,” diye ahlaki bir uyarı gelir anında. Bütün sensörler kalp atışını bile müdüre, ailemize ulaştırıyor her ortamda. Şu an zihnimden geçenler bile kaç yere nakledilir, hangi ana terminale kaydedilir bilemiyorum. Sakin olmalıyım. Zihnimden geçmeden anıların gizli dünyasına dalmalı. Uzak geçmişin tarihine yoğunlaşmalıyım. 200 yıl önce yayınlanan romandan arakladığın bir-iki soruyla garantili geçersin testi. Geçmişten kotardığın soruyla şaşıranı görünce kesin anlarsın ki bu android.

İnsanevladı iyilik ve kötülük, yaratıcı yıkıcı, şeytan-melek. Bir arada ancak insanda olabilir. Androidler insanın karanlık yönlerini işlevsel kılamıyor daha. Bu yönde soru da soramazsın. Yasa böyle felsefi sorularla androidleri aşağılamaya izin vermiyor. Bu yüzden test steril sorularla geçilecek bir deney. Androidler nöroanatomik, nörokimyasal, nörofizyolojik yetenekler sergileyebilir. Metafizik konularda tarafsızlar. Nötrler. Bu yüzden inanç sorgulaması ile karşındaki insanı anlamak yasak. Of yaa, nasıl ayıracağım bunları.

Benzerlik bu kadar mı olur? Kıpır kıpır kıpırdanamıyorum da. Duyusal tınlaşımlar tetikte çünkü. İnsanın içinde harekete geçen mağma, suya ulaşamazsa kaynar fokur fokur. Teste giriyorsun ki twoflört yapacağın bir insanevladı ile eşleşesin. Yoksa gitti gider beş yıl. 1825 gün. 43800 saat. 2.628.000 dakika.

Kim olduğun önemsiz bu ana kadar. Eşleştiğinde insan olmanın gücünü, kibrini, güzelliğini, nefreti, sevgiyi anlarsın ancak. Yoksa mekanik bir algoritma ile yüz yüzesin her gün. Duygular algoritmik bir tepki çünkü. Algoritmik olmayan bir soru ve cevap ulaştıracak beni insana. Yoksa halüsinasyon gazı yayan balıkları emen yunuslar gibi tuşları somuracağım. Yunuslar yine kafa buluyor bu şekilde. Ben teneke sesi çıkaran bir fetişle başbaşayım yoksa. Dalgıç da değilim ki o balıklara ulaşayım. Kafam bir milyar olsun.

Testin sonunda karşındaki ikiden hangisinin insan olduğunu bilemezsen “kimyasal kastrasyon” iğnesi yapacaklar. Bu iğne beş yıl etkili. Yediğin anda ayvayı dişlersin, elma yerine. Hormonlar olur; lapa pilav, patates püresi. Şap’ın yerine rafine bu ilaç revaçta çağımızda. Ot gibisin artık. Beş yıl sonra yeni bir teste girme hakkı tanıyacaklar. Bütünleme gibi. O zamana kadar kemiksiz solucanlar gibi gezersin ortalıkta. Ölsen daha iyi ama 120 yaşında dedem bile ölemiyor istemesine rağmen. Yıl 2118. 2123’e kadar ot gibi yaşayamam. Zaten püre gibi kemiksiz bir hayat bize bahşedilen.
Testi geçmeliyim behemehal. Çalıştır saksıyı. 
Şiirsel bir ses yükseldi salonda. Kafamda çınladı.
-Hazır olun, test başlamak üzere. Karşınızda beliren şu ikizlerden hangisi insan?
Dur, şunlara “zaman” sorusu sorayım? ‘Nedir zaman, bir algı mı yoksa geçmişi ve geleceği olan benlik inşa etme süreci mi?’

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...