Edebiyat, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

ERZURUMLU ÂŞIK ŞEVKİ ÇAVUŞ

0 37

18579351_232588480572892_1657346886_n

Şevki Çavuş, halk edebiyatının bütün zamanlarına damgasını vuran Âşık Sümmani’nin en büyük oğludur. Babası Sümmani’yi takip ederek güzel sesiyle bu ilk ustasının türkülerini söyleyerek kendinden söz ettiren, Sümmani ekolünün ilk temsilcilerindendir.

1888’de Erzurum’un Narman ilçesinin Samikale köyünde dünyaya gelmiştir. Genellikle babası Sümmni’nin türkülerini okuyan Şevki Çavuş, kendine ait şiirlerde “Şevki”, “Şevki Çavuş” mahlaslarını kullanmıştır. Oğlu Âşık Hüseyin Sümmanoğlu  “Mahtumi” mahlasının olduğunu da iddia etse de bu mahlaslı bir şiirine rastlanmamıştır. Şiirlerinde babası gibi aşk, ölüm, ayrılık, acı, gurbet gibi temaları işleyen Şevki Çavuş, 1947 yılında yaşadığı köyde vefat etmiştir.

Şevki Çavuş’un dedeleri köye sonradan gelmiştir. Sümmani’nin dedesi Ahıska Türklerindendir. Kasımoğulları diye bilinen bu aile önce Kars’a oradan da Erzurum’un Oltu ilçesine gelmiş. Bir süre Oltu’da kalan aile, önce Narman’ın Koçkaya (Arısti) köyüne,  sonra da Samikale köyüne yerleşmiştir. Sümmani’nin annesi Rize’nin İkizdere ilçesinin Cimil köyünden gelip Samikale’ye yerleşen Kuman Türklerinden tanınmış bir aile olan “Kumbarsarlar”dandır.

Âşık Hüseyin Sümmanioğlu, on yaşlarında iken kaybettiği babasını şöyle anlattı: “Babam Şevki Çavuş, genellikle dedem Sümmani’den şiir söylerdi. Ondan bize Osmanlıca yazılı şiir defterleri kaldı. Daha çok ölen oğlu için ağıtlar söylerdi. Bu ağıtlar yazılı olarak elimizde var. Babam kalp hastasıydı. Bir süre yatağa bağlı yaşadı. Ben o zamanlar 7-8 yaşlarında idim. Şiir konusunda ilk öğretmenim babamdı. Dörtlük söyler mısraları 4 kişiye pay ederdi. Ben, 17 yaşlarındaki ablam, amcamın oğlu Rıza ve yanımızda çalışan biri vardı. Babam dördümüze ders verirdi. Her dörtlüğün bir mısraını birimize verirdi, hemen ezberlerdik. Bu şekilde 65 dörtlük şiir ezberlemiştim. Dedem zamanından kalan misafir odamıza dönemin tanınmış âşıkları da gelip kalırdı. Babamla birlikte günlerce çalıp söylerdiler. Bunlardan bazıları: Hafız Mikdat, Yusufelili Huzuri ve Bardızlı Nihani’dir. ”1

Şevki Çavuş,  6-7 yıl askerlik yapmış, savaşlara da katılmıştır. Van’da askerlik yaptığı zaman babası Âşık Sümmani’den aldığı mektuba şöyle cevap vermiştir:

 

Nâmem gider isen bizim diyara

Yahşi haber getir vilayetimden

Talimle kıyam dur sulb-i pedere

Bana vekâleten ziyaretimden

 

Hasret rüzgârları başımda eser

Çıkamam bir yana her yanım hisar

Mevlam kavuşmamız eyle müyesser

Babam haber alsın hoş rahatımdan

 

 Nâmedir Şevki’nin evrak-ı nihan

 Kim okur satırın kim eder beyan

 Ciğerim hûn oldu dideler giryan

 Arzu hasretimin hararetinden (2)

 

Âşık Hüseyin Sümmanioğlu’nun babasının asker arkadaşından dinleyip bize aktardığı anısına göre: Şevki Çavuş askerliğini Van’da yapmış. Şiir okur, güzel sesiyle türküler söylermiş. Bir Pazar günü arkadaşıyla gittiği bir kahvede Azerbaycanlı bir âşık çalıp söylemekteymiş. Beraber gittikleri arkadaşı Şevki Çavuş’u göstererek sesinin güzel olduğunu söylemiş. 27 yıl Sümmani’yle yaşayan Şevki Çavuş, babasından öğrendiklerini maharetle ortaya koymuş ama saz çalmasını bilmiyormuş. Şevki Çavuş’u dinleyip ondan etkilenen Azerbaycanlı âşık, “sen üstünsün, senin söylediklerine karşılık veremem. Ama sende bir şey eksik, sazın yok” demiş ve sazını Şevki Çavuş’a hediye etmiş. Boş zamanlarında da yanına çağırarak saz çalmasını öğretmiş. Şevki Çavuş artık güzel sesinin yanına saz çalmayı da koymuş. Çok iyi saz çaldığı söyleniyor. Sazıyla birlikte Sümmani’nin türkülerini Sümmani’den daha iyi söyler hale gelmiş. (3)

Şevki Çavuş, sazı güzel çaldığı ve sesinin güzel olması sebebiyle babasının türkülerini söylemeyi tercih etmiştir. Babasının güçlü söyleyişi onun âşıklık tarafının ortaya çıkmasını engellemiş adeta. Bir yandan da kardeşi Fahri Çavuş gibi hikâye anlatıcılığı tercih etmiştir. Erzurum’un önemli meddahlarından Behçet Mahir ile de tanıştığı biliniyor.

Hafız olan büyük oğlu ölünce üzüntüsünü söylediği ağıtlarla dile getirmiş:

 

Sevgili yavrumu aldın elimden

Saldın beni ah u zara ey felek

Yaktın bu gönlümü kebap eyledin

Bıraktın bir sönmez nara ey felek

 

Yağlı paçavralar attın narıma

Gözün diktin devletime varıma

Bilmiyorum nasıl kıydın yavruma

Acımadın bu efkâra ey felek

 

Bozuldu düzeni dünyanın tadı

Her dem kan ağlarım görmedim şâdı

Kendi göçtü kaldı dünyada adı

Kestin her yanımdan çâre ey felek

 

 Sel gibi akıyor gözlerimden su

Gören dostlar der ki ne elemdir bu

Kardeş diye ağlar üç tane yavru

Kırdın oğlum pare pare ey felek

 

Şevki Çavuş hasretinden kan ağlar

Bir değil bin değil sinemi dağlar

Çektiğim cefaya dayanmaz dağlar

Bir ben miyim bahtı kara ey felek

 

Şevki Çavuş’un yine küçük yaşta ölen oğlu için söylediği ağıtlardan biri daha:

 

Dünyada gülmemiş bir bahtı kara
Ayrılık bâdesin doldu da gitti
Bu derdin elinden kavruldum nara
Yaktı yüreğimi deldi de gitti

 

Bu fâni dünyada gülen görmedim
Ne hikmettir murat alan görmedim
Âlemde bahtiyar olan görmedim
Ol ela gözleri soldu da gitti

 

Kalmışım biçâre bulmadım kemal
Vücut iklimine düştü bir zeval
Hocası hakkını eyledi helal
Bir murg misali oldu da gitti

 

Der Şevki’yim hafızımı kaldırın
Sefine-i bahr-ı ummana daldırın
Dedesinin yanında kabre indirin
Günü bitmiş vade doldu da gitti

Şevki Çavuş

 

Şevki çavuş, askerliğini tamamlayınca köyüne dönmüş ve evlenmiştir. Erzurum ve çevresi hariç bir tarafa gitmemiştir. Üç kız, üç erkek çocuğu olmuştur. Şevki çavuş 1947’de Samikale’de vefat etmiştir. Sümmani’nin mezarının yanına defnedilmiştir.

1,2,3- Âşık Hüseyin Sümmanioğlu ile yapılan söyleşiden.(Söyleşi yayınlanmadı.)

 

Şehr-i Kadim Aziziye Dergisi, Sayı 10, Nisan- Mayıs- Haziran 2017


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...