Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

ORTADA OLUP GÖZDEN KAÇANLAR

0 15

images

Tarihi ölüler yapıyor, dirilerse anlatıyor; yaşayanlar ölenlerden ödünç aldıkları hayatlarını tarih sayesinde kendilerinin kılmaktan imtina etmiyorlar. Hafızaya ve hatıraya bugünkü kadar derinden ihtiyaç duymamıştı insanlık. Hem zihni, hem fiziki mobilizasyon bireysel ve kollektif hafzayı, hatıranın imkânlarına mahkûm etti. Ancak insan birey olarak uydurduğu yalana öylesine sarsılmaz bir imanla sarıldı ki; kendi yalanını toplumun gerçeği olarak görmesi bir ihtimal olmaktan çıkıp, insanlığın ortak hikâyesi haline geliverdi. Geride bıraktığını, bıraktığı haliyle bulamamak, hayalini kurduğuna asla erişememek insanoğlunu düşünsel obezite hastalığına duçar ederken; hastalığın bertaraf edilebilmesi için uygulanan tedavi yöntemleri ve enstrümanları yaşadığımız dünyayı da çöplük haline getirdi. Sürekli projeler üreten, ürettiği projelerin menfi sonuçlarını tolare edebilmek için yeni reçeteler ihdas etmekten ve hepsinden ötesi yanılmanın bedelini ödemeyip, onu ranta çevirmenin yolunu bulan ve bu konuda da çok mahir olan bir beşer türüyle karşı karşıyayız. Geçmişin hikâyesini, romanını, şiirini yazabilecek samimiyetten yoksun olduğu için geleceğe dair ütopik kaos filmleri çekmekten başka bir iş çıkaramıyor. Modernizm, sermayenin kendisini tahkim ederek ebed müddet olabilmesi için yeni yalanlarla hayatı kontrol altına alırken, yeni düzen postmodern öykülerle geleceğin inşası yerine, geçmişi tağşiş ederek kimliksiz, milliyetsiz dolayısıyla kişiliksiz bireyleri bir dünya vatandaşlığı vaadiyle kendisine ram etmenin peşinde. Artık büyük anlatılar devri kapandı; çünki geçmişin tecrübeleriyle geleceği inşa edebilme iradesini çoktan kaybetti insanlık. Yitip gidenin peşinde olmak bir irade beyanı olmaktan ziyade büyük yeryüzü müzesine yaraşır memur olabilmenin referans belgesi haline geldi.

Türkiye bugün, tarihi ve geleceği arasında yaşadığı gerilimin sonucu olarak zamanla sağlıklı bir ilişki kurmakta zorlanıyor, ya geçmişin şaşaalı sahifeleri arasında kayboluyor, ya da geleceğin fantastik teferruatları içinde gerçeklikle bağını büsbütün koparıyor. Bugüne bir türlü gelemeyen zihin, kültürel tarihle siyasal tarih arasında kalmışlığı aşabilmek için farklı aktörlerle temasa geçmenin sonuçlarında da endişe ettiği için onlarla da sağlıklı bir iletişim dili kuramıyor.

Dilin şiirden koparılması, hayatla şiirin arasına setlerin çekilmesine sebebiyet verirken, insanın dramını anlatmaktan ziyade insana hayatı hissettirerek yaşatama yolunu açan şiir dilinin yerini, sinemanın görselliğe dayalı anlatımı alınca, kendisini modernizmin her şeyine meydan okuyarak var etmiş olan Türk milleti sığınacağı tek liman olan şiirden, dünya sisteminin lortlarına uşaklık yapmak için içerdeki siyasal erkle uzlaşmak zorunda olmaları gerektiğini bilenler eliyle koparılırken, yerine ikame edilen ya da teklif edilen bir millete ait olmanın anlamsızlaştığı dünya vatandaşlığı ve evrensel değerler gibi bugüne kadar kesinlikle uzlaşmaya yanaşmadığımız bilakis en şedidinden çatışmayı göze aldığımız kavram ve sahiplerini varılabilecek son hedef olarak gösterme gayretkeşliğidir.

Yıllar önce’ Belediye Şairi’ ismiyle maruf ve müsemma Hilmi Yavuz’un İstanbul’da ‘Dünya Şairler Toplantısı ‘ diye bir organizasyon gerçekleştirdiği ve aynı şahsın daha sonra hangi yayın organlarında yazdığı ve kimler adına neler söylediği, millet olarak Türklere neler teklif ettiği yeniden tetkik edilirse bu topraklarda şairini sefahate gark eden şiirin sefaletini daha iyi anlamış olacağız.

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...