Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı

SİYASETİN ÜRETTİĞİ KÜLTÜR VE PRAGMATİZM SARKACINDAKİ EKONOMİ

0 22

 

strategy-500x200

Osmanoğulları Roma’dan devraldıkları yönetme biçimini, Selçuklulardan aldıkları ticari ve kültürel mirasla mecz ederek; belki de insanlık tarihinin en dayanıklı devlet ve toplum yapısını inşaa etmişlerdi. Buna birde bu ailenin pragmatik ve kreatif işbitiriciliği eklenince, devletin tahakküm ettiği bütün unsurların benimsediği bir devlet teşkilatlanması ortaya çıkmıştı. Müslüman kimliğini, kendi dindaşlarına karşı, bir nevi avantaja dönüştürürken, gayri müslimlerle de devletten nasiplenmeleri karşılığında itaat esasına dayalı bir taahhüdü almış, toplumsal kesimleri kendisine avantaj sağlayacak şekilde, işine geldiği gibi etnik, dini ya da mezhepsel kompartımanlara bölüp, her kesime kendi inanç ve etnik dünyasında devlet güvenceli serbestiyetler vererek, kendi bekasının garantörlüğünü, kendi keskin politik zekâsı sayesinde sağlamıştı. Osmanlılık kimliği; bugünkü zihinsel izdüşümü gibi müslim bir toplumun sosyo kültürel tercihlerinin politik düzlemde karşılık bulmasından çok, farklı inanç ve etnik gruba mensup kesimlerin kendilerini ifade ettikleri pragmatik bir siyasi elitin ürettiği, işlevsel yönü tek taraflı olan, eklektik bir üstkimlik olarak, toplumsal meşruiyetten ziyade, devletle doğrudan ya da dolaylı ilişkide olanların kullandığı bir araçtı. Osmanlılığın ürettiği şehirli kültür, musikiden mimariye, mimariden mutfağa kadar, kendisini bu kimliğin dışında tutanlara karşı kahir bir üstünlük sağlıyordu. Hemen herkesin yapamasa da ulaşmaya çalıştığı bir hayal olan Osmanlı yaşama biçimi, her ne kadar bu kimliği içşelleştirmiş olanlara ciddi bir avantaj sağlasa da bu avantajın sahipleri, onu fırsata tahvil edememenin bedelini süreç içerisinde çok ağır ödeyecekti. Çünki bu hayatın sürdürülebilir/ gerekleri olan hiçbir enstrümanı üretemeyen, bunlara elindeki maddi manevi nüfuzu kullanarak sahip olan devlet eliti, devletin eli üzerlerinden kalkınca sıradan bir hayata tutunmakta zorlanmışlar, çoğu yok olma sorunuyla karşı karşıya kalmıştı.

Gelenlerin imreneceği Cumhuriyet Türkiye ‘si o Osmanlı’dan aldığı bu kültürel mirası taşıyacak elitlere sahip olamadığı ya da olmak istemediğinden mütevellit, bu kültür meselesini Batılı angajmanlarla çözüme ulaştırma yoluna gitme isteği, hem gelecek, hem de beka endişesini hep en derininde hissetmiştir. Bozulan şehirli sosyal hayat, artık çevreden ve adapte olmak mecburiyetinde hissettiği bir tarz-ı hayat olmaktan ziyade, talan edilmesi ve yerine yenisinin de ikamesine gerek duyulmayan bir esatir-i evvelin olarak görülen bir hayattı artık.

Bağımsızlık savaşını sağlam bir kültürel genetiğe sahip olduğu için başarıya ulaştıran kadro, bu genetiğin ilerde kendilerini zora sokacak yeni sorunlar üretme ihtimaline karşılık, onu bozma hatta orta yerde bırakarak ortadan kaldırma politikasını gütmüş, onun orta yerde itibarsızlaştırılarak silinmesine gönüllü yazılanlara ciddi imtiyazlar temin etmişti. Artık Batılı kültürel değerlerin taşıyıcısı bir jenerasyon yetişti ve okullar eliyle bu çevreye de yayılacak derken ikinci dünya savaşının akabinde milletin beklenmedik bir destekle iktidara taşıdığı demokrat parti kadroları, milletin var olana itirazını kültürel değişimden çok ekonomik politikalarla giderme yoluna, bile isteye, gitmiş, kırsalı üretmeden devlet imkanlarından menfaat temin etmeye alıştırmış, bunu da sürdürülebilir kılmak için Attila İlhan’ın deyimiyle ‘ ithal ikameci bir ekonomik model ve o modelin temsilcisi komprador bir burjuvaziyi’ peydahlamıştır.

Devlet eliyle var edilen bu kültürel ve ekonomik düzen, zamanla milletin, dolayısıyla devletin bütün direnç noktalarını yıkmış, ülkeyi sürekli krizlerle boğuşan bir düzen/sizliğ/e mahkûm etmiştir. Bu minvalde Türkiye’nin kültürel bakımdan içinin boşaltılarak sömürgeleşmesinin önünü Kemalist akide ekonomik olarak da muhafazakâr siyaset düşüncesi açmıştır.

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...