Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

BATIL İNANÇLAR

0 64

998

“Batıl inanç en kolayıdır.” (Kafka, Aforizmalar)

Çok sade bir ifade…  Bu kadar basit bir cümle –cümle bile değil bazı çevirilerde- beni derinden etkiledi. Damarlarımdaki kan bile bu sözün ağırlığının farkına vardı. Kalbim yavaşladı, durmaktan korktu ve göğüs kafesimi parçalarcasına çarpmaya başladı.

Başımıza gelenlerin sırrını doğaüstü güçlerde ararız. İspat edemeyiz, hatta böyle bir yükümlülüğümüz olduğunu düşünmeyiz bile; merakımızı dindiririz. Tanrı’dır bazen cevap; meleklerdir bazen; kötü ruhlar, cinler, şeytanlar; büyüdür bazen… Verdiğimiz cevaba inanırız da. Gerçeği araştıracak –günahların en büyüğüdür!-, araştırmaya yeltenecek –haramdır zinhar!-, merak edecek kadar cesur değiliz.

İnsan zihni cevapsız sorular bırakmak istemez. Ancak bazı sorulara da yanıt bulamaz. Bu durumda gerçekle doldurulamayan boşluk, daha kolay olan inançlarla doldurulur. Batıl inançların olduğu bir yerde pek çok kimse ya o inançlara uygun vakıalara şahit olmuş ya da şahit olanlardan bir şeyler dinlemiştir. Örneğin bizim memlekette cin hikâyeleri var. Sokakta rastladığınız on kişiden dokuzu size bir cin hikâyesi anlatabilir. Bu inançlar o kadar uzun süredir var ki artık sistematik bir hale gelmiş durumdadır. Bundan dolayı anlatılanlar çoğunlukla birbiriyle uyum halindedir.

Avrupa’da başından uzaylılarla ilgili olaylar geçen insanlardan uzaylıları tarif etmeleri istendiğinde hemen herkes aynı şeyi tarif etmişler. Bunun sebebi ise sinema filmlerinde insanlara sunulan uzaylı karakteri olarak tespit edilmiş. Şimdi sizden cadı tarifi istesem her halde uzun burunlu, çirkin, şişman bir kadını tarif edersiniz. Ejderha tarifi istesem, uzun boyunlu, yeşil, kanatlı ya da kanatsız, burun deliklerinden duman çıkan bir hayvan tarif edersiniz.

Cinlerle ilgili anlatılanlar da aynen böyledir. Zamanla sistemleşmiş ve insanların algısında öylece yer etmiş durumdadır. Birisi sanrılar görüyor ya da kendisini önemli biri olarak göstermek istiyorsa uyduruyor bir hikâye. Böyle bir inancın olmadığı bir yerde ise burada anlatılanlara benzer şeylere rastlamak mümkün olmuyor. Yine de insanlar kolay bir cevap olduğu için bu ve benzer şeylere yönelecektir.

Eskiden insanlar yağmuru ve gök gürültüsünü tanrıların kızmasına, öfkelenmesine bağlarlarmış. Depremi ise insanların günahkâr olmalarına bağlarlarmış. Bugün biliyoruz ki hiç de öyle değildir. Yağmurun sebebi havadaki su buharının yoğunlaşmasıdır. Depremin sebebi ise levha hareketleridir. Daha eski bir kara parçası üzerindeki insanlar ne kadar günahkâr olurlarsa olsunlar, daha yeni bir kara parçası üzerindeki iyi insanlara nazaran daha az sallanırlar. Bunu biliyoruz. Fakat buna uygun davranıyor muyuz? Ne yazık ki batıl inançlar doğruların yerini dolduruyor. Şiddetli doğa olayları ve benzeri şeyler yaşandığında tövbe eden, imana, en absürt şeylere inanmaya hazır hale gelen insanlarla dolu bu küçük dünya. Gerçekten komünizm parayı buluncaya, feminizm kocayı buluncaya, ateizm uçak sallanıncaya kadar sürüyor. Şüphesiz doğa olayları Yüce Tanrı’nın koyduğu kanunlar çerçevesinde gerçekleşmektedir, bu başka bir mesele. Demek istediğim bu şekilde ortaya çıkan inancın sağlıklı olmayacağıdır.

Saydık sövdük. Daha korkunç bir batıl inanç var ki bunun yıkılması çok zordur ve batıl inançların en tehlikelisidir. Bu da devlete olan inançtır. Devlet derken en kapsayıcı anlamda söylüyorum, güç kuvvetten idareye kadar her şeyi kapsayan bir anlamda. Devlet ne yaparsa doğrudur, güçlü kuvvetli olanlar her istediğini yapar biz istesek de engel olamayız, zulüm ilelebet hükümran olacaktır vs. Bunlar hep batıl inançtır. Esas üzerinde durmak istediğim konu buydu fakat artık bu başka bir yazının konusu olacaktır.

Allah’ım! Biz gerçeklerden gerçekten korkan bir milletiz. Bizi ve bizden önce inanan korkakları bağışla.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...