Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı

AKIL, KALB, VİCDAN, SEZGİ HAKKINDA

0 68

indir

Akıl, kalb, vicdan, sezgi gibi hem bedeni hem ruhsal konular açık ve kesin olarak tanımlanamazlar. Herkes bunları kendine göre anlar ve yorumlar.  Bunun içindir ki kitap ve yazılarında ilim ve fikir adamları kullandıkları kelime veya kavramlardan ne anladıklarını en başta açıklarlar ki fikirleri yanlış anlaşılmasın. Ben de öyle yapacak, bunlardan ne anladığımı yazacağım.

Bir defa bu kavramların bedenle ilgili işleyişini hiç ele almayacak ve tartışmayacağım. Bu konuda yetkim yoktur. Vücut hakkında tıp mensupları yani doktorlar, fizyologlar, nörologlar konuşur. Onların tespit ettiği tecrübi verilere inanmak zorundayız. Kalp şöyle çalışıyor, beyin şöyle çalışıyor, sinirler böyle çalışıyor diyorlarsa öyledir. Yeter ki bunlar literatüre geçmiş olsun.

Bana göre kalb, duygulanmaya ait bir ruhsal durumdur. Psikolojideki tabirle insanın heyecansal hallerine verilen addır. Kızmak, öfkelenmek, sevinmek, müteessir olmak, aşk, şefkat, merhamet, kin, nefret kalbi hallerdir. Vicdan ise bizdeki hakikate, ahlaka, doğruya ait temel bir anlayış ve sezgidir. Ahlak ve hakikat konusu olan şeyler vicdanın işidir. Dini, ahlaki, manevi konularda muhakemeden ziyade vicdanımız ve sezgilerimiz karar verir. İçsel durumumuz esastır.

Vicdani ve sezgisel konularda delil olsun olmasın, bilgi olsun olmasın insanlar karar verirler. Âlimle cahil, çobanla profesör birdir. Çünkü bunlar ilmi nesnel konular değildir. Hayatı yaşamaktan doğan sübjektif tercihlerdir. Mesela bir adam görürsünüz daha ilk karşılaşmanızda “bu sahtekârdır” dersiniz. Veya “bu iyi bir adamdır” dersiniz. Sezgi ve vicdan şimşek hızıyla karar verir. Akıl ve muhakeme ise sendeleyerek ağır aksak yürür, delilleri toplar, öyle karar verir. Elbette sezgide yanılma ihtimali vardır. Ama öyle durumlar olur ki hemen karar vermemiz lazımdır.

Akıl konusuna gelince 1. sırf muhakeme yani akıl yürütme ve zihinsel faaliyet olarak anlaşılabileceği gibi 2. yaşamda doğru kararlar vermek anlamında da kullanılır. Mesela bir matematik problemini çözmek sırf muhakemedir. Ama gelirini giderini denkleştirmek akıl işidir. Akıllı adam mesela gelirinden fazla harcama yapmaz, çağırılmayan yere gitmez, başkasının işine burnunu sokmaz. Düşünürler aklın bu ikinci özelliğini sosyal bir özellik olarak düşünmüşlerdir. Yanı akıllılığımız insanlarla temasta belli olur. Akıl sosyal, zekâ bireysel bir vasıftır.

Bir de duygularla düşünce arasındaki ilişkiye gelelim. Bunların ikisi de birbirine muhtaçtır. Duygular insanın muharrik gücüdür. Düşünce ve akıl ise direksiyondur. Pek çok düşünür ve psikolog (Mesela RİBOT) “aklın iş görmesi için duyguların iştiraki lazımdır” der. Alexis Carrel de keza bu görüştedir. Duygusuz adamı sakat birisine benzetir. Önünü görüyor fakat yürüyemiyor. İnsanlarda bir duygu yaratmadan sözlerimiz etkili olmaz, harekete sevk etmez.

Esasında biz bütün varlığımızla düşünür karar veririz. Beden ve ruh, düşünce ile duygular birbirinden ayrılamaz. İçinde düşünce olmayan hiçbir duygusal hal olmadığı gibi düşünceden yoksun duygusal bir hal de yoktur. Ama kimisinde duygular, kimisinde akıl ve düşünce yönü daha ağır basar. İnsanların meslek ve uğraşlarından bunu anlayabiliriz. Şairler, edipler, ressamlar, müzisyenler, artistler duygunun ve kalbin ağır bastığı kimselerdir. Filozoflar, düşünürler ve bilim adamlarında ise akıl ve muhakeme ağırlıktadır.

Anlamca zayıf, derinliksiz duygular insanları etkiler ama bu etkiler kalıcı olmaz. Nitekim hatiplerin bir kısmı duygusal hikâyeler anlatarak cemaati ağlatıyorlar. Halk bunları çok seviyor. Ama insanlar çıktıktan sonra herşeyi unutuyor, kafada bir şey kalmıyor.  Anlık gelip geçici duygular bir şeye yaramıyor. Vaaz ve hutbeler ne kuru ve soğuk, ne de yavan ve sığ olmalı. Âliminden cahiline kadar her meslek ve seviyedeki insana hitap etmelidir. Vesselam.

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...