Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

SİYAH ÖFKE: MALCOLM X

0 107

BRAND_BIO_Bio-Shorts_Malcolm-X-Mini-Biography_0_172236_SF_HD_768x432-16x9

Siyahların Amerika’daki serüveninden “Malcolm x” adlı kitabın yazarı olan Alex Haley’in “Kökler” adlı eseri ile haberdar olmuştuk. “Kökler”in kahramanı olan Kunta Kinte’nin Afrika’da yaşadığı topraklardan koparılıp Amerika’ya getiriliş sürecini ve Amerika’daki varolma savaşını anlatıyordu. Kuşkusuz Kunta Kinte’nin şahsında Amerika’ya göçen insanların dramı anlatılıyordu. Hiç kuşkusuz bugün Amerika’da yaşayan Afro-Amerikalıların ataları bunlardı ve Amerika’ya getirilirken insanlık dışı her türlü davranışa muhatap olmuşlardı.

Siyahların Amerika’daki serüveninde en büyük kırılma anı, siyahların İslamiyet’i kabul etmesi sonucu ortaya çıkan Afrika kökenli siyah Müslümanlardır. İslam inancını kabul etmeleri Afrika kökenli zencilere kendilerini var edecek ve uğrunda mücadele edecekleri yeni bir kimlik kazandırmıştır.

Amerika’daki ırk ayırımcılığı, siyahların insan yerine konulmaması ve toplumun her alanında ayırımcılığa tabi tutulan siyahların İslam dinini seçmeleri kuşkusuz Afrikalılar için dönüm noktasıdır. Bu olay siyahların mücadelesine yeni bir ivme kazandıracaktır.

Siyahlar için İslam, dillerine, kültürlerine, özlerine dönüş anlamı taşıyordu. Aslında bu sonuç beklenmeyen bir durum değildir. Çünkü İslam gittiği her coğrafyada özgürlüğün simgesi olmuştur. Amerikalı siyahlar İslam’la tanıştığı andan itibaren hayatlarında yeni bir sayfa açılmıştır. Malcolm x, mücadeleci kişiliği ile bu yeni sayfanın en önemli aktörlerinden biridir.

Malcolm X, anne ve babanın sürekli kavga ettikleri sekiz çocuklu fakir bir ailenin üyesidir. Babasını küçük yaşta kaybeden Malcolm X’in annesi de akıl hastanesine yatırmak zorunda kalmıştır. Öyle görülüyor ki, zor bir çocukluk ve gençlik devresi geçirmesi Malcolm X’e mücadeleci bir kimlik kazandırmıştır. Gençlik yıllarında boksa ilgi duyan Malcolm X, yaptığı karşılaşmalarda başarısız olduğundan sporu bırakmıştır. Bir süre ıslahevinde de kalan Malcolm, gençlik yıllarında birçok yasadışı işlere bulaşmıştır. Artık o, Harlem’in arka sokaklarında her türlü gayrimeşru davranışın baş aktörüdür. Dümencilik; esrar, kokain, sigara satmak, uyuşturucu ticareti gibi işlerle uğraşmaktadır. Sonunda yakalanarak yedi yıl kalacağı ve düşüncelerinin köklü bir değişime uğrayacağı hapishaneye girecektir.

Kuşkusuz kitabın en önemli özelliği Malcolm X’in İslamı Elijah Muhammed’in genel olarak beyaz karşıtlığı üzerinden anlamlandırması üzerinden tanıması idi. Kuşkusuz Malcolm X’in Mekke gezisi, hem İslam anlayışında köklü değişimlere yol açmış, hem de Elijah Muhammed’den ayrı bir daha evrensel İslam anlayışına ulaşmıştır.

Alex Haley’in Siyah Müslümanlara ilgi duyması 1955 yılına dayanıyor. Alex Haley’in Malcolm X’e hayatını yazma isteğini ilettiğinde Malcolm X’in cevabı, Malcolm X’in İslam anlayışının hala ırkçı ögeler taşıdığını göstermektedir.” Sen de beyaz adamın gönderdiği maşalardan birisin… Hiçbir beyazın sözleri, üzerine yazıldığı bir kâğıt parçası kadar bile değerli değildir.”(Malcolm x, Alex Haley, ter: Yusuf Kaplan, İnsan yayınları)

Malcolm X,kendini Amerika’nın en kızgın adamı olarak tanımlamıştır. Kuşkusuz bu tanımlama, Amerika’da gördüğü ayırımcılık ve geçirdiği zorlu yılların bir sonucu olsa gerekir. Malcolm X, kişisel olarak ön plana çıkmayı sevmeyen bir karaktere sahiptir. Bu yüzden sürekli olarak liderini öne çıkarmaya çalışan bir anlayışa sahiptir.

Malcolm X, asla uzlaşma sevmeyen bir kişiliğe sahiptir. Bu konuda sadece bireysel bir tutkusu kahveye olan bağlılığı istisnadır. Alex Haley, bir konuşmalarında “Kahve, uzlaşmaktan hoşlandığım tek şeydir” (Alex Haley, Malcolm x) demişti. Başlangıçta liderine o kadar bağlıdır ki, kendisi hakkında yazılacak kitaba şu ithafın yazılmasını istemiştir: “Bu kitabı, beni Amerika’da, yeryüzünün en çirkef uygarlık ve toplumunun bataklık ve pislikleri içinde bulan, beni oradan çekip çıkaran, beni arındıran, ayaklarım üzerinden durduran ve beni bugünkü haline getiren Muhterem Elija Muhammed’e ithaf ediyorum” ( Alex Haley,Malcolm x)

Malcolm X, günümüz dünyasında modernizmin baskısıyla, insanın düşünmekten uzaklaştığını savunur. Aslında onun birincil sorunu Amerikan yaşam tarzının zencileri görmezden gelen, dışlayan anlayışıdır. Ne yazık ki, günümüz dünyasında geçerli ilişki biçimleri, hayatı yönlendiren değerler insanın düşünmesini engellemektedir. “Bugünün hızlı dünyasında tefekkür ya da derin düşünceye yer yok. Bir mahkûmun iyiye kullanabileceği vakti bol oluyor. Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer, bana sorulursa, üniversiteden sonra hapishanedir. İnsan teşvik edilirse hapishanede hayatını değiştirebilir.”(Alex Haley,Malcolm X) Malcolm X’in hayatının birinci büyük dönüşümünü hapishanede geçirmesi, hapishane hakkındaki düşüncelerini etkilemiştir kuşkusuz.

Malcolm X, uzun süre beyazlara güvenilemeyeceği tezini temel düşüncelerden biri olarak korumuştur. Beyazlar hakkında hiçbir olumlu görüşe sahip değildir. “ Beyza adam gülmesini beceremez. Sadece dişlerini gösterir o. Ama biz biliriz nasıl gülüneceğini. Katıla katıla gülmesini biliriz biz, ta içimizden… Beyaz adam gerçekten korkuyor. Gerçek, beyaz adamın nefesini tıkıyor, takatini kesiyor; ona küçük bir gerçekten söz edecek olsanız bakın nasıl kızaracaktır yüzü.” (Alex Haley, Malcolm X) Malcolm X’in önemli özelliklerinden biri de kitap okumaya düşkün olmasıdır. O,İnsanın okuduğu bir kitabın bile insan hayatının değişimine yol açabileceğini savunuyordu. Özellikle hapishanede kaldığı dönem boyunca çok farklı okumalar yapmıştır. Bu okumalar daha sonraki hayatında önemli değişimlere yol açmıştır.

Malcolm X’in hayatındaki ikinci ve en büyük dönüm noktası Mekke ve İslam ülkelerine yaptığı seyahatler olmuştur. Bu seyahatler, hem İslam hakkındaki, hem de beyazlar hakkındaki düşüncelerini kökten değişime uğratmıştır. Malcolm X, “Artık bütün beyazların şeytan olduğunu düşünmediğinizi açık kalplilikler öğrenebilir miyiz?” şeklindeki soruya şu cevabı verir: “Doğrudur efendim! Mekke’ye yaptığım seyahat, gözlerimi açtı. Artık ırkçılığa iltifat etmiyorum. Bu konulardaki düşüncelerimi düzeltmiş bulunuyorum ve artık beyazların da insan olduklarına inanıyorum… Zencilerle olan beşeri münasebetlerinde bu inancı yıkıcı davranışlarında bulunmadıkları sürece tabi… Irkçı falan değilim ben. Beyazları, beyaz oldukları için suçlamıyorum, ama yaptıklarından dolayı suçluyorum. Beyazların hiçbir istisna gözetmeksizin topyekun bizim halkımıza reva gördükleri davranışı hedef alıyorum. ( Alex Haley,Malcolm X)

Bu noktadan itibaren Elijah Muhammed ile olan ilişkisi de giderek bozulmaya başlar. Çünkü Elijah Muhammed’in siyahları temel alan ırkçı İslam anlayışına karşı evrensel bir İslam anlayışına ulaşmıştır. Malcolm X, Kâbe’deki duygularını ve geçirdiği değişim hakkındaki şu değerlendirmesi oldukça açıklayıcıdır: “Dünyanın her yerinden gelen, yüzbinlerce hacı vardı. Her renkten insan vardı; mavi gözlü sarışınlardan tutun da Afrikalı karaderililere değin. Ama tümümüz de, birlik ve beraberlik anlayışına bağlı olarak, aynı ibadetleri yapmakla bütünleşiyorduk; oysa Amerika’da gördüklerimize bakıp beyazlarla ötekiler arasında hiçbir zaman, kardeşlik diye bir şeyin olamayacağına inanırdık… Hacca gitmek, görüş açımı olabildiğince genişletmiştir; bu gezi yeni bir anlayış üfledi benim ruhuma. Kutsal Belde’de geçirdiğim iki hafta içerisinde, Amerika’da geçirdiğim otuzdokuz yıl boyunca hiç rastlamadığım şeylere tanık oldum. Bütün ırkları, bütün renkleri tanıdım; hem de gerçek bir kardeşlik anlayışı içerisinde! Tek bir yürek gibi çarpan! Tek bir beden gibi yaşayan! Tek bir varlık gibi hareket eden! Irk ayırımcıları yok; bu sözcüklerin ne anlama geldiğini, ne işe yaradığını bildikleri yok o insanların ( Alex Haley,Malcom X). Bu kuşkusuz çok büyük bir paradigma değişimidir ki, Malcom X’in bundan sonraki hayatına bu paradigma değişimi damgasını vuracaktır.

Malcolm X, bireysel sorumluluğu öne alan bir anlayışa sahiptir. “İster kurşun atıyor olunuz, ister oy atıyor olunuz, hedefinizi iyi seçmelisiniz; kuklayı vurmamalısınız, kuklacıyı vurmalısınız.” ( Alex Haley Malcolm X) Malcolm X’e göre insan özgürlük mücadelesine giriştiğinde, hapishaneye girmek de dahil her türlü zorluğa göğüs germeyi bilmelidir.

Malcolm X, Mekke seyahatinden sonra kendisine karşı oluşturulan olumsuz kamuoyundan, yapılan saldırıların ve tehditlerin arkasında Siyah Müslümanlar Teşkilatının olduğunu savunur. “Birleşik devletleri karış karış tararsanız bu tehditleri Siyah Müslümanlar teşkilatından daha iyi becerecek bir başka teşkilat daha bulamazsınız.”(Alex Haley,Malcolm X). Kuşkusuz bu tehditlerin ve eleştirilerin altında Elijah Muhammed ile yaşadığı ayrışma yer almaktadır. Bu yüzden kendisine yönelik tehditlerin arkasında da, olası bir saldırının arkasında da bu teşkilatı görmektedir. Ancak Malcolm X, Siyah Müslümanlar teşkilatının saldırgan davranışlarının kendisini doğru bildiği yoldan döndüremeyeceğini savunur.

Malcolm X, tabiri caizse bir faili meçhul cinayete kurban gitmiştir. Cenaze töreni sırasında Elijah Muhammed, yaptığı konuşmada, aralarında olan husumetten Malcolm X’i sorumlu tuttuğunu ama onu kendilerinden bir kötülük gelmeyeceğini ifade etmiştir. “ Şu an benim konuşmakta olduğum bu kürsüden Malcolm de uzunca bir zaman hitap etti size. O günlerde emniyetteydi Malcolm, sevilmekteydi Malcolm. Bizzat Allah koruyordu Malcolm’ü… Bir yılı aşkın bir zamandır, Malcolm başıboş bırakılmıştı. Gitmedik yer bırakmadı; Asya’ya gitti, Avrupa’ya gitti, Afrika’ya gitti, hatta Mekke’ye bile gitti, herkesi bana düşman ilan etmek için her yere gitti. Sonra da döndü ve düşmanlarımızdan artık nefret etmememizi Öğütlemeye başladı.(…)Nefretini kusmak ve çamur atmak için birkaç hafta önce döndü Amerika’ya; bütün işi gücü beni gözden düşürmeye çalışmaktı.(…) Biz Malcolm’ü öldürmeye niyet etmedik ve asla teşebbüs de etmedik. Bizden Malcolm’e kesinlikle kötülük gelmez, bunu dünya âlem bilir. Benim onu sevdiğimi herkes bilir. Kendi aptalca düşünceleri sürükledi bu akıbete.” (Alex Haley, Malcolm X)

Öyle görülüyor ki, Elija Muhammed, evrensel bir İslam anlayışına ulaşan Malcolm  X’ den nefret etmektedir. Çünkü kendi anlayışı siyahların beyazlardan üstünlüğüne dayalı ırkçı bir anlayışı temel alıyordu. Aralarında derin bir anlaşmazlığın olduğu açıktır. Ancak bu anlaşmazlığın Malcolm X’in öldürülmesinde ne kadar etkili olduğunu bilmeye imkân yoktur.

Malcolm X, Amerika’da İslami anlayışın gelişmesinde büyük katkıları olan bir mücadele insanıydı.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...