Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

TÜRKİYE’DE ATEİZM VE ATEİSTLER

0 311

atheism

Türkiye’de Turan Dursun, Server Tanilli,  İlhan Arsel,  Arif Tekin gibi ateistler var. Bunlar sadece ateist ve dinsiz kalmakla yetinmiyor dini ve imanı çürütmeye, dindarları tezyif etmeye de çalışıyorlar. Turan Dursun ve Arif Tekin birer molla iken sonradan dinsiz ve tanrısız hale gelmişler. Bunlar hangi sebepten dinsiz olmuş olurlarsa olsunlar dinle ve dindarlarla uğraşmaları doğru değildir.

Batılı ülkelerde de bir sürü dinsiz ve ateist var ama dinle ilgilenmiyorlar. Din onların nazarında üzerinde durulmaya değmez çünkü bir hakikat taşımıyor. Dinsiz bilim adamı ve filozoflar da böyle yapmıştır. Mesela Freud ve Marks ve Darvin dine inanmıyordu ama işi gücü dinle ve dindarlarla uğraşmak değildi. Kendine göre gerçeği arıyor ve bir tez ortaya atıyordu. Tezinin dinle çatışması ancak bu şekildedir yani dolayısıyladır. Bunlar kalkıp dinle uğraşalım, onu çürütelim dememişler ama hakikati araştırırken kendilerine göre buldukları şey dine zıt düşmüş.

Bizim yerli ateistler de böyle yapsa sorun yok. Sadece Aziz Nesin öyle idi. Söz arasında veya sorulduğunda dinsiz olduğunu söylüyordu yoksa işi gücü dinle uğraşmak değildi. Bir şeye karşı olduğu için kimse ne bilim adamı ne de fikir adamı olur. Şimdi bunlara soruyorum; tamam diyelim ki din temelsizdir, İslam Muhammed’in düşüncelerinden ve ilhamlarından ibarettir ve Onun hayatında bir çok yanlışlıklar var ama bunun yerine siz neyi koyuyorsunuz, neyi getiriyorsunuz, insanlara hangi yolu gösteriyorsunuz.

Muhammedi sadece bir insan olarak ele alalım. Eğer onda bir hakikat yoksa nasıl oldu da bu kadar etkili oldu. Nasıl oldu da Ebubekir ve Ömer gibi çok zeki ve akıllı insanları kandırdı. Bir sanrı yani bir hayal gördüyse neden herkesin hayalleri başkalarını bu kadar derinden etkileyemiyor. Demek ki onda bir gerçeklik var. Gerçek olmayan şey insanları bu kadar etkileyemez. Dine inanıyorsan onun dediğini yaparsın, inanmıyorsan onunla ilgilenmezsin kardeşim.

Batılı pek çok aydın ve düşünür bu kadar kolay hüküm vermiyor. Pek çok yazar Muhammed’in bir peygamber olduğunu itiraf etmiş, bir çoğu da peygamber kabul etmese de onun taşıdığı gerçekliği kabul etmiştir. Misaller vermeye gerek yok. Sürü ile var. Pek çoğu insanlığa getirdiği ufku ve yaptığı inkılabı övmüştür. Bizdeki ateistler ise hiçbir fikir geliştirmemişler, Batıdaki ateistlerin söylemlerini olduğu gibi burada tekrarlıyorlar. Kendilerine ait hiçbir şey yok. İnsanlığa teklif ettikleri bir fikirleri yok. Psikoloji bilmiyorlar. Düz mantıkla olayları ele alıyor ve derinliğine inemiyorlar.

Din olayı o kadar basit bir şey değil. Jungu okumuş biri din denilince o kadar ileri geri konuşamaz. Sembol yaratma konusunu anlamamış biri dinden bir şey anlayamaz. Biz ne kadar sathi davranıyoruz. Falan iyi yaptı, falan kötü yaptı diyoruz. Olayın kendisini tanımaya, anlamaya çalışmıyoruz. Bilgimiz zahiri ve sathidir. Malumat sahibi olmak, ilim sahibi olmak demek değildir. Dini anlamaya çalışmalıyız. Ondan önce de insanı anlamaya çalışmalıyız.

Maalesef Doğulu insan ne kadar okumuş olursa olsun anlamaya çalışmıyor. Bilgisi enformasyon yani malumat olmaktan öteye geçmiyor. Gerçeği araştırmıyoruz. Gözümüze çarpanı gerçeğin kendisi sanıyoruz. Paul Tillichin de dediği gibi hakiki dinsiz ve ateist dine ilgisiz kalandır. Dindarlara kızan, onlara hakaret eden, alaya alan, dalga geçen kimseler hakiki dinsiz değil. Çünkü bunlar içlerinde rahat değil. Bilinçaltı dünyalarında dinle dinsizlik çatışıyor. Hala dinin doğruluğundan kuşku duyuyorlar. Onun kesin yanlışlığına inanmıyorlar. Az da olsa dinin doğru olabileceği düşüncesi alt beyinlerinde var. Dindarlara olan öfke ve kızgınlıkları buradan geliyor.

Bilinçaltının ustası ve üstadı olan Freud bilinçli olan dinsizliğin, bilinçsiz dindarlığın tezahürü olduğunu söylüyor. Bilinç altı bilince çıkmak için kendini kamufle eder. Freud’un deyimiyle mahpus hapisten kaçmak ve kurtulmak için gardiyan elbisesi giyer. Bu bakımdan şiddetli ve öfkeli din düşmanlarının bilinçaltında dine olan inançlarının devam ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Bunlara karşı ne yapmalıyız. Hiçbir şey. Onları kaale almamalı, görmezlikten gelmeliyiz. Onların taş atmalarına, saldırılarına cevap vermemeliyiz. Çünkü onlar tartışıp haklı çıkmaya şiddetli bir ihtiyaç duyuyorlar. Biri sorularıma cevap versin de onun nasıl yanlış olduğunu ispatlayayım diye yanıp tutuşuyorlar. Bunların bu tuzaklarına düşmeyin. Bunlara cevap vermeyin. Bunlarla baş edemezsiniz, çünkü hakikati aramıyorlar. Kendilerini haklı çıkaracak muhakemeleri vardır. Bunu ortaya koymak ateşiyle tutuşuyorlar. En iyisi cevap vermeden geçip gitmek, görmezlikten gelmektir. Nitekim Kuran, laf atıldığında müminlerin cevap vermeyip geçip gittiklerini anlatır.

Hiçbir tartışma kazanılmaz. Çünkü inançlar akla dayanmıyor. Bilim konuları hariç tabi. Dini, imanı tartışmak boşunadır. İnandığımız ve bildiğimiz gibi yaşamaktan daha iyi dini tebliği ve propaganda metodu yoktur. Onlar orada kendi kendine söylenip dursunlar. Biz işimize bakalım. “Allah dilediğini hidayete erdirir. Allah dilemese hiç kimse doğru yolu bulamaz”. Vesselam.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...