Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

AVRUPA NOTLARI- 4 PARİS- BARCELONA

0 62
paris

1

Paris…

i- Paris… 
Sanat, devrim, moda, estetik ve edebiyatın şehri…

 

i- Şehir ve sanat yan yana gelir mi?
Gelir ama bir araya getirecek akıl ve ruh lazım.
Paris; sokakları, binaları, ağaçları, meydanları, iş yerleri…
Şehre dair akla gelen ne varsa bir sanat ruhu ve inceliğiyle dokunulmuş ve şekillendirilmiş.

 

i- Avrupa- Batı medeniyeti,  temel anlamda Doğu- Asya’nın bakış açısıyla şirk- kötü- lanetli medeniyet değildir.
Avrupa medeniyeti öncelikle insani bir medeniyettir.
Bu insani medeniyetin şeytani-şirk yönleri olduğu gibi rahmani- tevhidi yönleri de bulunmaktadır.
Avrupa’nın elde ettiği kazanımlar, icatlar, birikimler, iyilikler, güzellikler insanlığın ortak malıdır.
Ne Avrupa bunları sadece kendisine mal edebilir ne de dışarıdakiler bunlara sırt çevirebilir.

 

i- Avrupa 3 alanda büyük boşluk yaşıyor:
1- Allah boşluğu
2- Anlam boşluğu
3- Aile boşluğu
Avrupa ne yaparsa yapsın bu boşlukları dolduramıyor.
Avrupa’ya bir şey söylenecekse bu üç alanda söylenebilir.
Bu boşlukları dolduracak teorik söylemler
ve pratik örneklemler oluşturulmalıdır.

 

i- İnsan ülkeler ve şehirleri gezerken bir yandan da kendi içinde büyük bir yolculuğa çıkıyor.
Çıkılan yollar insanın içinden geçmiyorsa, gidilen yol beyhudedir.
Görülen mekânlar, insanların gözleri, geçirilen zamanlar, altından geçilen gökyüzü ve üzerinden geçilen köprüler; insanın içinden ta en içinden geçmelidir.
İçe alınan ne kadar çok şey olursa o kadar çok şeyimiz olacaktır.
İçe açılan kapıları açın, öyle yola çıkın.

 

i- Din ve özgürlük ilişkisini doğru bir şekilde oturtmak, istikametimizi belirler.
Avrupa bu özgürlükleri Allah’tan bağımsız algılayarak, insanlığı köleleştiriyor.
Doğu ise Allah’ın insanlara verdiği özgürlük sınırlarını yine Allah adına insanlardan geri alarak köleleştiriyor. Bu iki anlayışı aşacak olan ise İslam’dır.

 

i- İnsanlığın en hızlı ve ortak iletişim dili; gülüşleri ve ağlayışlarıdır.

 201601280949_12

i- Göçmen müslümanların yaşadıkları şehirlerdeki örneklikleri için olumlu yansımalar az.
Uyuşturucu ve mafya başta olmak üzere şehirlerde yeraltı işlere tevessül edenler bir hayli fazla.

 

i- Avrupadaki müslümanlar, yaşadıkları şehirlere henüz İslam’ı taşımaktan uzaklar.
İslam’ı oluşturdukları gettolarda bir korunma çeperi olarak yaşıyorlar.
Şehri yerli sakinlerine ulaşmak ve ilişkilenmekten uzaklar.
Yaşam alanını gettolara sığdırdıkları için
toplum içi etkileşimi güçlü kılmıyorlar.

 2014-04-20-mostexpensivestreets-1

i- Batı var oluş arayışını ve sancısını sanat ve edebiyat ile ortaya koyuyor.
Resim, müzik, heykel, dans, şiir, roman ile ifade ediyor.
Paris her adımında bunların ruhunu yansıtıyor.

 

i- Paris, bir İslam şehri olmanın imkanlarını barındırıyor.
Temizliği, insana güven verişi, mescidleri, işleyişi, trafiği ve yönetimi ile bir İslam şehri olmaya adaydır.

 

 barcelona-1280x784

2

Barcelona- Andorra

 

k- Avrupa karşısında tutunamayanları oynamak…
Avrupa- Batı hem içerde hem dışarıda büyük bir kuşatıcı ve dönüştürücü irade sergiliyor.
Avrupa’ya göç eden ve yerleşenlerin çocukları başta olmak üzere Avrupa kültür- ahlak- din ve yaşam biçimini benimsiyor.
Avrupa’ya karşı tutunamıyor.
Çünkü bu kültür; çalışma biçimi, üretim, tüketim, müzik, spor, eğlence, moda başta olmak üzere tüm argümanlarıyla kuşakları kuşatıp, dönüştürüyor.

Avrupa dışındakileri de aynı şekilde kuşatıp, dönüştürüyor.
Direndikçe yıkılıyor, kabul ediyor ve teslim oluyor.

Artık Avrupa karşısında tutunamayanları değil tanıma, aşma ve inşa iradesi ile insanlık için yeni bir diriliş- çıkış yakalanabilir.

                                                                      

k- Türkiye dahil müslümanlar modernizm eleştirisinden önce Hristiyanlığı tüm tarihsel süreçleri ve değişimleriyle birlikte kritik edecek bir bilgiye sahip değiller.
Ne yazık ki kulaktan dolma, sloganik bir kaç söz kalıbından öte bir eleştiri getirilemiyor.
Avrupa ile hesaplaşma Eski Yunan-Hristiyanlık üzerinden yapılmalıdır.
Çünkü günümüz Avrupası bu iki temele dayanmaktadır.

 

k- Türkiye’de “devlet yapsın, devlet versin.” sözü aslında Avrupa için söylenebilir.
Devlet her şeyin sahibi ve gücü olarak algılanıyor.
Bireylere düşen, kendi bireysel hayatını tahkim etmek ve sisteme uymaktır.
Birey, aile de dâhil diğer tüm alanlardaki sorumluluğu devlete yüklüyor.
Devleti her şeyden sorumlu tutuyor.
Sivil alandaki faaliyet dedikleri şey, zamanın doldurulmasına dönük yapılan çalışmalardır.

 barcelona-city

k- Kurulmakla bir türlü kurulmayan,
yıkılmakla bir türlü yıkılmayan,
yapılmakla bir türlü yapılmayan
bir ülke; Türkiye…

 

k- Avrupa kendisine bazı proje adacık devletler oluşturmuş.
Andorra- Monaco- Venedik…
Bu ada devletler proje devletçikleri…
Andorra, vergi yok, kara para aklama…
Venedik, din adamları ile Avrupa’nın yönünü ve ilerleyişini tayin etme…
Monaco, kumar endüstrisi…

 

k- Barcelona veya Avrupa’nın kimlik arayışı…
Avrupa önce ulus merkezli kimlik inşa etmeye çalıştı.
Hangi ırk- etnik yapı varsa devletleri olmalıydı.
Şimdilerde Barcelona merkezli Katalanlar bu talebi dillendiriyor.
Belçika’da Flamanlar, İngiltere’de İrlanda ve İskoçya…
Son ulus devlet arayışları…
Öncesinde 2. dünya savaşı sonrası Sosyalist cumhuriyetler gibi ideolojik birliktelikler vardı.
Avrupa Birliği modernizm ile ortaya çıkan ulus devlet anlayışı yerine değer- ideoloji- din merkezli yeni birlikteliği pratize etmek istedi.
Ulus devlet olunca rekabet ve çatışma olacak.
Her biri ordusunu kuracak.
Bölgesel birliktelikler ile çatışma yerine işbirliği hedefleniyor.
Ama onun da grup içi mücadeleleri oluyor.
Örneğin, İngiltere güçlü bir devlet olarak AB içinde etkisizleştiğini düşünerek ayrıldı.
Bazı zayıf devletler grup içinde güçlülerin finanse etmesi ile ayakta duruyorlar.
Asalaklaşıyorlar ama karar vermede aynı konumdalar.
Yeni ayrılmalar mı gelecek yoksa bu birliktelik güçlenecek mi?

 

k- Avrupa ilişki krizi:
Erkek- Erkek, Erkek- Kadın, Kadın- Kadın…
Avrupa insanı yeni var oluş alanları arıyor.
Haz’da Hız’ını alamayanlar, aklın bütün sınırlarını zorlayarak yeni ilişki biçimleri deniyorlar.
Özellikle erkek- erkek ilişkisi bazı ülkelerde resmiyet kazanmış.
Ve birçok ülkede de kabul ettirilmeye çalışılıyor.
Var oluşun, kayb oluşa dönüşmesi ile kriz derinleşiyor.

 ispanya-barselona-ispanyada-ispanyolca-barselona-ispanyolca-dil-okullari_clip_image001

k- Barcelona’da bir mescit: Tarık Bin Ziyad Mescidi…
Bir şehirde mescidi bulmaktan daha büyük bir sevinç yok.
Şehirde kaybolmuşsun da evini bulmuş gibisin.
Mescidler yavaş yavaş bazı ülkelerde binaların bodrum katından çıkıp,
müstakil mekânlara dönüşmelidir.
Estetik varlığı iyi bir şekilde ortaya konmalıdır.
Şehirlerdeki müslümanların varlık ve aidiyet anlayışı yerleşmemiş.
Mescidlerin İslam’ın tanınırlığını ve bilinirliğini artıracak ortamlara dönüşmesi gerekir.
Şehri ziyaret eden müslümanların kolayca bulabilmesi için tur operatörlerinin bilgilendirilmesi önemlidir.

 

k- Avrupa sadece geçen zamana değil bugüne ait bir çok şeyi müze kültürü içinde sunuyor.
Hem tanıtım, hem de kazanç elde ediyor.
Yeni üretimlere de kapı aralıyor.
Bizim için maliyetli olsa da müze zamanın şahitliğini aktif bir şekilde üstleniyor.

 

k- Barcelona veya Futbol…
Futbol markası olarak Barcelona endüstriyel bir kimlik kazanmış.
Fanatizm öyle boyutlardaki stad müze haline getirilmiş,
fanatik ziyaretçilerden bazıları çimlerden yolup yiyebiliyor.
Buna Katalanların bağımsızlık talepleri de eklenince Futbol ideolojik bir ruha da bürünüyor.

 

k- Kristof Kolomb’un heykeli önünde…
Kolomb parmağı ile Amerika’yı işaret ediyor.
Yola çıkmak için hazırlanmış.
Modern zamanlara gelenek oluşturacak yeni sömürü, inkar ve imha kültürünü başlatacak.
Vardığı yerdekiler ilk anda niyetini anlayamayacak.
Süslü kelimeler ile büyük vaadlerde bulunacak.
Ardından mülklerine el koymaya, direnenleri yok etmeye başlayacak.
Kolomb’un izinden gidenler şimdi kendileri gitmeden, Kolomb’un ayarttığı adamlara aynı işleri gördürüyorlar.
Bir gün, Kolomb’un gemileri yakılıp, içindekiler de utanç içinde geri gönderilecek mi?

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...