Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

KERKÜK’ÜN TÜRKÜSÜ, MUSUL’UN SOKAKLARI YA DA BAŞKANLIĞIN GELİŞ ŞARTI

0 47

adsiz

Tarihin büyüsüyle yetiştirilmiş bir toplumuz. Hayat bizleri tanışmadığımız, muhtemelen anlatıcıların da tanıyamadığı, kahramanlardan birinin yanında olmaya icbar etti. Bu mecburiyet zamanla bizleri birilerinin de karşısında tam siper almaya itti. Kusursuz kahramanlar, hain ve günahkâr satılmışlar arasında cenneti kimin yanında elde edeceğimize, daha doğrusu hak edeceğimize dair kesin tavırlar ortaya koyduk.

Kronolojik olarak yeri ve zamanı tayin edilmiş olaylar karşısında sonuçları hep bizim tarafın zafer hanesine yazarken; kaybetsek dahi suçu ya doğal şartlara ya da yanımızdakilerin kifayetsizliğinde aradık.

Masmavi bir gökyüzünün altıda, yemyeşil bir yerin üstünde meleklerle yarışan atlarımızı mahmuzladığımızda hangi düşman dayanırdı ki böyle bir adanmışlığa, ta mesele aldatılmışlık oluncaya kadar.

Evet, bizim millet olarak bir geçmişimiz var, ancak bir geleceğimiz olacak mı? Olduğunu ya da olacağını tasavvur ettiğimiz gelecekte yerimiz ve yönümüz daha doğrusu var oluş sebebimiz ne olacak? Mesela İngilizler yine her şeyin arkasında olan, her türlü dolabı çevirme maharetine sahip sürekli dikkat edilmesi ve anlaşılması gereken bir büyük millet olarak tarih adına konuşanların düşünce dünyasına hem lojistik üs olmaya, hem de onlara bulundukları yerde mevzi kazandırmaya devam edecek mi? Ya da bizim’ asılsan bile İngiliz ipiyle asıl’ fantezimiz /ferasetimiz bize nerde durmamız gerektiğine dair karineler sunacak mı?

Cumhuri idare sistemi ve parlamentarizm, bize Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesi sonucu, elimizde kalan topraklarda bir devlet teşkilatlanmasını yapabilmemiz için biçilmiş bir kaftandı. Ancak bu kaftanın ceplerinde hiçbir zaman bizim elimiz olmadı; hep başka eller oldu ceplerin içinde ve biz bu ellerin kime ait olduğunu da bir türlü anlayamadık. Tam eller cepten çıktı, kendi ellerimizi ceplere sokma zamanıdır dedik, derakap ellerimizi ceplere soktuk ama cebin içerisine bırakılmış hediyeler giren elleri de yabancılaştırdı. Bu da İngilizlerin bir oyunuydu, öyle görüldü. Bir üst akıl olarak bizi hep paranoyaya duçar eden, ama baş etmemiz de muhal olan yeni bir İngiliz oyunuydu. Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar’ındaki diyaloglarda her yerden çıkan, her işin arkasında olan bir milletti bu İngilizler.

Bugünlerde Güney sınırımızı ve sınırlarımızın dışında kalan yerleri tanzim edenin de bir İngiliz ve Fransız diplomat olması hasebiyle politik ve kültürel gündemimize küresel akıl olarak yeniden girdi. Başkanlık tartışmalarıyla beraber.

Türkiye tarihi parlak ya da puslu dönemlerini hiçbir zaman sistemin ideal veya işletilemez olduğu için yaşamadı. En pırıltılı dönemlerini icranın başındaki aktörün karizması ve cesareti sayesinde yaşadı. Toplumun ve sistemin kaotik bir ortama savrulması da yine köşkteki kaptanın beceriksizliği, kifayetsizliği, samimiyetten uzak olmasıyla yaşandı.

Edirne Kars arası, sınırları ve sorumluluğu tesbit ve tayin edilmiş bir devletin siyasi sistemini aynı şartlarda değiştirmeyi denemek ya da onun planlamasını yapmak coğrafyanın toplumlar ve devletlerin kaderi üzerindeki etkisini bilmezden gelmektir ki; bu kaş yapayım derken göz çıkarmadan beter sonuçlara gebe bir durumdur. Ancak siyaset yapıcılar ve milletin kaderiyle kendi kaderini tevhid edenler fiili bir durum yaratarak türkülerimizin söylendiği bütün bir coğrafyayı gönül bağı romantizminden çıkarıp siyasi ve kültürel birlikteliğe çağırır ki; bu çağrı zaten mevcut siyasi sistemle yapılamaz, ancak başkanlık denilen yeni siyasi ve politik sistem arayışlarının kuvveden fiile geçmesiyle yapılabilir ve o takdirde siyasi, sosyal; coğrafi bir anlam kazanır. Mevcut bedene yeni bir elbise terzisinden ütücüsüne, ütücüsünden iplik tedarikçisine kadar yeni ihtiyaçları beraberinde getirecektir. Mankeni değiştirmeden elbiseyi değiştirmek hiçbir kreasyoncunun yapacağı prezantasyon ya da alacağı risk değildir.

Mankeni değiştirdikten sonra söylenilecek her söz atılacak her adım; seçilecek kumaş kendi istikbalimiz için olur ki; Musul, Kerkük, Halep’te ve dahi Batum’da söylenen türküleri yeniden birlikte söyleyelim.

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...