Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

KUŞ KANADI ,KEDİ TÜYÜ YA DA ŞİİRİN KOKUSU

0 29
def_1

Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk.
Top tüfek bomba sesleri; öldürmek için programlandırılmış savaş makineleri ve imha etmek için eğitilmiş  o araçların kullanıcıları. Hepsi  insanlığın aklını kullanarak icat ettiği enstrümanlar ve formasyonunu o yönde almış o araçları kullananlar. Eee ,hani insanlığın kurtuluşu aklını kullanarak pozitif bilimlerin yol göstericiliğinde ilerlemesiydi? Ukbada bir cennet hak etmek için yaratıcıya  kulluk  yapma gayreti içerisinde olmaktansa, insana bu dünyada cenneti yaşatacak aklın rehberliğinde ,pozitif bilimlerin sayesinde elle tutulur gözle görülür bir dünyada yaşamak herkesin hakkıydı? Ne oldu da insan hümanizması gele gele hayvanseverlikle ölçülme noktasına geldi? Kaldı ki hayvanları da kendi habitatlarının dışına atarak insanla ilişkisini duygusal bir sapma ve sosyal bir statü haline sokan da yeryüzü cennetinin inşasını  yapan mutlak aklın egemenliği değil mi? 

Hayallerin ,beklentilerin ,kaçışların hep geçmişe dönük olduğu bu zamanda kim kime nasıl bir gelecek vaad ediyor?’’ Eskiden  her şey ne güzeldi’’ nostaljisi kimlere  mevzi kazandırıyor, kimleri kimlerden hesap sorabilir olmaktan vazgeçiriyor?

Dil bütün bunların cevabını verme imkanlarını elinde tuttuğu müddetçe kimler bu imkanın işlevsiz hale gelmesi için ne taklalar atıyor?

Türk şiiri bugüne kadar, Türklerin bu dünyada oluş şartlarının ve gayelerinin başka türlü olduğunu izah etme ödevini üstlendiği için, onu tuttuğu bu siperden söküp atmayı  başaramayacaklarını anlayanlar; o şiirin mübdilerini zabt u rapt altına alabilmek için gösteri dünyasının sunduğu pespayelikleri belediyeler ve Kültür Bakanlığı marifetiyle  nasıl da onların tek hayat usaresi olarak sunuyorlar. Bir şairi kalabalıklara alkışlatmak  için kendi şiirini ikrara icbar etmek  şiire bir değer mi katar, dinleyicileri estetik bir kaygıya sevk ederek onlara başka bir kavrayış biçimi mi kazandırır; yoksa sirkin sahipleri kusursuz bir gösteri tertib edebilme başarısını gösterdikleri için başka yerlerde ve zamanlarda yeni sirkler kurabilme ruhsatının garantisini mi almış olurlar?

Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden

Türkler Avrupa yobazlığı karşısında kendilerini üstün kılan tavır ve anlayıştan vazgeçip onların yobazlığına talip oldukları gün, henüz sahip olduklarının kıymetinin farkında değillerdi. Dolayısıyla neyi kaybettiklerini, veya neden ne karşılığında feragat ettiklerini de bilmiyorlardı. Farkına varıldığında da iş işten geçmişti: ’Yapılacak ne var ki bir direnişe başlayacak olsak nereden başlayacağız?’’ soruları anlamsız sorular mesabesine yükselecekti ki Türk şiirinin bütün imkanlarını kodlayarak onu bir milletin kurtuluş rehberi haline getiren M.Akif istiklal Marşıyla bütün soruların cevabını vermiş oldu.

Bu da göstermiş oldu ki ;şiir bu milletin geçmişinden ziyade gelecek perspektifine talip .Şiirin imkanları kullanılarak inşa edilen bir halin geleceği ,bu topraklarda hesabı olanları hesap dışı bırakacağı gibi; imparatorluk bakiyesi olan ve sınır dışında kalan yerlerde de muhatab kabul edilmemizin tek geçer sebebiydi. Bugün güneyimizde cereyan eden olaylara müdahil olma gerekçemizi meşru kılan şiirden başka ne var elimizde. T.Uyar’ın Geyikli Gece’deki bireysel direniş ve İstiklal Marş’ındaki mücadele yönteminin arasındaki  akrabalık başka neyle açıklanabilir?

 

 

 

 

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...