Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı

KİMSENİN CANBAZA BAKMASINA GEREK YOK

0 40

lozan

Lozan’da ‘’ne istedilerse verdim, daha fazlasını isteselerdi onu da verirdim’’ diyen delegasyonun başı; diğer tarafta geldikleri yeri, işgal ettikleri makamları, Lozan’ın geçer şartı olan ‘Cumhuri İdareye’ borçlu olduklarını itiraf etmeyi marifet olarak beyan edenler: yani İ. Özelin deyimiyle ‘Devletin Nonoşları’ : Şimdi biz bu iki taraftan birinin yanında yer almak zorunda mıyız? Suriye’yle sınırımızın Suriyelilerle değil Fransızlarla varılan bir anlaşma ‘Ankara Anlaşması’ sonucu belirlendiğini; Irak sınırımızın da Iraklılarla değil İngilizlerle yapılan anlaşma sonucu sarahate kavuştuğunu söyleyemeyen, söylediğinde bir şeyler sayesinde ve birilerinin marifetiyle geldikleri yeri kaybedeceklerini bilenler ki; boşalttıkları yerleri behemehal dolduracak kişi sıkıntısının çekilmediği bir ülkedir burası, yeni bir şey söylediklerinde gözlerini kim ya da kimlerden alamıyorlar? Ya da Süleyman Şah Türbesi’ni bir gece operasyonuyla ve büyük bir alai vala ile kaçırıp sınıra kadar taşıyanlar hangi Misak ı Milliden bahsediyorlar acaba?

Lozan en nihayetinde başımı sokacak bir evim olsun, bahçe çitlerini daha sonra hallederim demek zorunda kalanların imza altına aldığı bir anlaşmaydı. Ev ne arazi şartlarına uygundu, ne de doğal afetlere karşı koyabilecek bir dayanıklılığı vardı; ama evdi, en azından yarınların hikâyesinin yaşanabileceği bir ev. Evi her şeye rağmen çekici kılan tek nitelik, daha önce bu toprakları vatan (darü’l islam) yapanların yüzyıllardır yok edilmeye çalışılan rollerinin günün birinde iade edilmesiydi. Ama olmadı böyle bir zaruretin günün birinde cari olacağını görenler hiç beklemeden yeni planlarını devreye sokarak yapılan mücadeleyi önce tartışmalı hale getirip, daha sonrada bu ümitle yaşayanları, ümitlerini yaşatabilecekleri başka bir şeye ikna ettiler.

Bir milletin kolektif bir bilinçle yaptığı mücadeleyi ve kazandığı başarıyı ,bireysel yetenek ve karizmaya tahvil ederek ,önce milleti kazandığı başarıdan ürker hale getirip ,boşalan alana da alesta bekleyenleri getirmek , bu planı devreye sokanların en büyük kazancıydı.

Kazanarak kaybeden millete asıl kaybını unutturmak için de, Lozan’daki kaybın telafisi mümkün olmayan kayıp olduğu yutturuldu. O günden bugüne millete, asıl kaybettiğini aldığında diğer kayıpların kendiliğinden telafi olacağını fark edememesi için, masalın her türlüsü anlatılıyor.

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...