Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

AVRUPA NOTLARI- 3 AMSTERDAM- BRÜKSEL

0 32

stock-photo-beautiful-amsterdam-76796579

1
Amsterdam…

 

g- Amsterdam; kanalların böldüğü ve birleştirdiği şehir…
İnsani dehanın her adımında kendisini hissettirdiği şehir.

 

g- Avrupa dediğimiz zaman ilk akla gelen AB başta olmak üzere yönetimlerdir.
Halbuki devlet ve toplum olarak sadece yönetimlerle ilişkilenmek yerine
direkt toplum ile ilişkilenecek ve etkileyecek bir çalışma yürütülmelidir.
Toplum algısında etki edecek programlar ve projeler yürütülmelidir.

 

g- Avrupa’yı tanımak… Avrupa’yı tanımamak…

Avrupa ile krizimizin temelinde bu var.
Sivil- akademisyen- aydın her kesimden insan bu krizi yaşıyor.
Giden de gidemeyen de bunu aşamıyor.
Bunu aşamayınca doğru bir tavır geliştiremiyoruz ve doğru bir şekilde ilişkilenemiyoruz.

 

g- Gezilerde mekanlar ön plana çıkıyor.
İnsanlar ile diyalog kurulamıyor.
Buna hem zaman hem de dil izin vermiyor.
Mekandan hareketle insanın izini sürüyoruz.
Mekanlardaki objeler, hayat akışı, yapı biçimleri bu tanışıklığa yardımcı oluyor.
Mekanların çoğunluğu geçmişe ait olduğu için geçmiş ile bugünü yargılamak ve anlamaya çalışmak insanı eksik veya yanlış algılara sevk edebiliyor.

 

g- Dünyanın en küçük tarım arazilerine sahip olup,
en yüksek verim ve kar elde eden ülke; Hollanda…

 

g- Avrupalıların İslam medeniyeti ile tanışıklığı…
Birinci tanışma; Roma- Bizans ve Kurtuba tecrübesi…
İkinci tanışma; Osmanlı tecrübesi…
Üçüncü tanışma; 20 ve 21. yüzyıl göçlerle tanışma…
İlk ikisi karşılaşmalı, üçüncüsü içerden karşılaşmalı…
Avrupa’nın hidayet üzere olabilmesinin en büyük fırsatı yakalanmış bulunuluyor.
Bu fırsat değerlendirilmezse, bunun sonu yeni bir tehcir demektir.
Bu nedenle göçlerle gelen Müslümanlar Avrupa’nın tevhid üzere dönüşümü için öncelikle kendileri dönüşerek sorumluluklarının bilincinde olmalıdırlar.

 

g- Avrupa seyahatinde gözümüz- kulağımız Türkiye’de…

Darbe mücadelesi devam ederken Diyarbakır- Van- Elazığ bombalamalarını duyuyoruz.

Darbedeki tavrı ile Avrupa bizi hayal kırıklığına uğratmıştı.
Avrupa Türkiye’nin lehine olan şeyleri aleyhine yapılmış gibi algılaması devam ediyor.
Avrupa’nın Türkiye’yi zayıflatacak her adımı- örgütü desteklediği açıktır.

Avrupa’nın bu değişmeyen yaklaşımını değiştirmek için AB perspektifinin sürdürülmesi ve korunması gerekiyor.

AB ile ilişkiyi ahlaki ve insani temelde adil bir müzakere olarak devam edilmelidir.

 

g- Volendam…
Tarım ve hayvancılığın teknolojik birikimle birlikte verimli üretimlere vesile olduğunu görüyoruz. İlçe büyüklüğünde bir yer, ülkeye büyük katkı sağlıyor.

 

g- Uyuşturucunun mariuhana çeşidinin resmi olarak serbest olduğu ve
pazarlandığı tek ülke…
Ama bu uyuşturucuyu Hollandalı yerliler pek kullanmıyor.
Özellikle turistlere pazarlanıp, gelir elde ediliyor.

 

g- Avrupa bize bir şeyi bir kez daha ortaya koyuyor:
İnsan yaratıcılığını her alanda gösteriyor.
Şehirler kuruyor. Evler yapıyor. İcat ediyor. Müziğin- heykelin- resmin- sinemanın eşsiz örneklerini sergiliyor. 
Yeni kelimeler üretiyor.
Yollar, tüneller, köprüler inşa ediyor. 
Doğayla mücadele etmenin ve birlikte yaşamanın yollarını arıyor.
Sayısız yaratıcılık örnekleri sergiliyor.
Ve bütün bunları Allah yapıyor.
Avrupa insani yaratıcılığın farklı nişaneleriyle dopdolu… 
Allah’ın yaratıcılığının nişanesi olarak şükredenlere gösteriliyor.

amsterdam-overview-canalnighttime-xlarge 

g- Amsterdam, özgürlükler şehri olarak biliniyor.
Sahip olmayı özgürlük olarak nitelemek sorunludur.
Özgürlüklerin özü gürleştirdiğinin mi yoksa özü körleştirdiğinin mi farkına varmak gerekir.

 

g- Bir şey eksik ama ne?
Sistem işliyor!
İnsanlar çalışıyor!
İnsanlar eğleniyor!
İnsanlar kazanıyor!
Ekonomi dönüyor!
Herşey yolunda gözüküyor!
Ama eksik olan bir şey var!
Ama ne?

 

g- En güzel sınırlar su ile çizilmiş sınırlar…
Ülkeleri, şehirleri, mahalleleri ve hatta tarlaları birbirinden ayıran sular…
Hollanda da tarlaların sınırları su ile çizilmiş.

 

g- Şehirler kitapçılar ile başka bir anlam kazanıyor.
Amsterdam’da kitapçılar tarihi binaların içinde olunca farklı bir estetik kazanıyor.

Kitapçılarda Türkiyeli yazarları aradık.
Orhan Pamuk’un kitabı ve İstanbul yemeklerini tanıtan kitap vardı.

Gezi rehber ve ülke tanıtım kitaplarında Türkiye,
islami öğeleri taşımayan eserler seçilmiş ve öne çıkarılmış.
Kapadokya, Mardin, Nemrut ve Ayasofya gibi…

 

2
Brüksel…

 

h- Gelenek ve Modernlik arasında şehirler…
Brüksel dâhil Amsterdam, Berlin, Prag, Budapeşte, Viyana’da şehirlerin geleneksel dokusu muhafaza edilmiş.
Bunun anlamı çoktur: Geçmişe bağlılık, geleneğin geleceğe taşınması, tarihsel kalıbı koruyarak içi değiştirmek…
Normalde geçmişiyle kavga ettiği izlenimi veren Avrupa’nın geçmişine bu denli sahip çıkması şaşırtıcıdır.

Bu mekânlar sadece müze ve alışveriş yerleri olarak turistik bir amaç için muhafaza edilmiyor.

Avrupa’nın geçmişiyle kurduğu bu ilişkilenme biçimi üzerinde önemle durulmalıdır.

 bruksel-1

h- Restorasyon endüstrisi…
Şehir mekânlarının geleceğe aktarılması restorasyonu zorunlu kılıyor.
Avrupa’da restorasyon endüstrisi oluşmuş durumda.
Binaların aslına uygun restore edilmesi her yönüyle ayrı bir sanat, dikkat, malzeme ve kültür sorunudur.

Bu noktada bina restorasyonu adı altında bazen binanın yıkılarak,
muadilinin farklı bir teknik ve malzeme ile yapılması gerçekliğe ne kadar uygundur?

 

h- “De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.”(Ankebut 20)
Allah’ın ayetlerinin tecellisini görmek…
Yeryüzünü hikmet bakış açısıyla gezmek…
İnsanlığın büyük tecrübesine şahitlik etmek…
Bildiklerini yeniden bilmek…
Bilmediklerini öğrenmek…
Yanlış bildiklerini düzeltmek…

 

h- Türkiye yönetim kültürü ve ahlakında ilk defa Avrupa’nın önüne geçti.
15 Temmuz devrimi ile insan- milletin yönetimdeki yeri ve gücü tescillendi.
Avrupa ise darbe sürecinde, sessiz kalarak ve dolaylı yoldan darbecilere destek vererek
Türkiye’nin gerisinde kalmıştır.
Türkiye’nin her alanda bu örnekliklerini çoğaltması gerekiyor.

 

h- Avrupa geçmişte islami- tevhidi tecrübeyi önce Hıristiyanlaşarak aldı.
Ancak Hıristiyanlığı kendi sistematiğine uydurdu.
Buna İslami tecrübeyi katarak Modernizm’i üretti.
Hristiyanlık- İslam tecrübesinden Modernizm’i üreten Avrupa yeni zorunlu bir ilişkilenme arıyor.
Çünkü Modernizm de sorunlarını- kaoslarını çözemiyor.
Bu noktada yeni Tevhid’i ilişkilenme alanı olarak İslam ile yeniden ilişkilenecektir.
Çünkü Hristiyanlığın yeni yorumlarını yapamıyor.
İslam canlı- diri ve yeni olarak var olmaktadır.
Şimdi bu ilişkilenmeyi doğru bir şekilde yapabilmesi için doğru bir yöntem için müslümanların teorik ve pratik olarak yön vermesi gerekiyor.

 

h- Avrupa insanı giyim zevki yönünden en geri durumda görünüyor.
Erkekler giyinik, kadınlar açık…
Beden her türlü endüstriyel, kimyasal müdahaleye açık durumda…
Ten var oluşun en büyük gücü…
Ten’den hazza bir ilişki biçimi ile insan ruhunun gerileyişini, nefsin büyük kibrinin gösterisine şahit olunuyor.
Bedenin her objesi batı kadını için dışa dönük var oluşun imkânı olarak görülüyor.
Doğu kadını, ten- beden merkezli değil örtünmenin estetik ve dini değeriyle var oldu.
Moda, insan tenini örtmenin değil açmanın mücadelesini verdi, veriyor.
Ve insanlık bir kez daha yeniliyor.
Ve kadının bedenini kim örtecek, ruhunu kim açacak?

 

h- Avrupa kimliği insana verdiği değer ile öne çıkıyor.
Başkasına verilecek engel veya tehdit durumunda en ağır şekilde cezalandırılıyor.
Türkiye’de insana verilen değer için 15 Temmuz yıldönümüdür.
Türkiye yönetimin insanlara ve insanların birbirine değeri ilk defa bu şekilde ifade edildi.

 

h- Özgürlükler ve kurallar birlikte yürüyor.
Kuralların ihlali caydırıcı cezalarla cezalandırılıyor.
Toplum bu kurallar sistematiğine uyuyor.
Devlet ve toplum ortak sözleşme üzerinden yaşıyor.

 bruksel-2

h- Brüksel’de bir mescit…
Gezilerde namaz kılmak için mekân sıkıntısı yaşanıyor.
Artık Avrupa şehirlerinde mescidler- camiler hızla artıyor.
Mescitler cemaatin ülkesine ve cemaatine göre ayrılıyor.
Henüz belediye planlarında müstakil yer ayrılmadığı için daha çok binaların altı mescide dönüştürülmüş.
Çevresi de genellikle o ülke insanlarından oluşuyor.
Yeni kuşakların mescid ilişkili olması ve inancını oluşturma önemlidir.
Yeni kiliseler açılmazken, eski kiliseler cemaat yönünden azalıyor.
Mescidler İslam’ın diğer din mensuplarına tanıtılması ve tanıştırılması açısından önemlidir.

 

h- Almanya’da Berlin’de bir tabela: Kadiriyye Tarikatı Mescidi…
Bu tabela gelecekte Türkiye’nin de karşılaşacağı realiteyi gösteriyor.
Alevilerin cem evleri, tarikat ve cemaatlerin ayrı ayrı mescitleri bulunuyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bulunan mescidlerde var.
Çoğu kez bu mescitler bağlı bulunduğu cemaat ve tarikat müntesiplerince kullanılıyor.
Bu yönüyle bu şekildeki mescit anlayışının tehdit mi imkân mı olduğu tartışılmalıdır.
Bazen farklı bir mescit- cami cemaatinden birinin farklı bir mescit- camiye gitmesi yadırganabiliyor.
Gittikçe yerleşen ve yaygınlaşan bu cami- mescit kültürünün gerek içe gerek dışa dönük anlamı üzerinde durulmalıdır.
Cami- mescitler tüm Müslümanlara ve insanlara açık olacak şekilde bilinmelidir.

 

 

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...