Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

TÜRK ŞİİRİNİN TEMİNATI TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ

0 45

1087441_ocf69

Türklerin, bu topraklarda bütün dünyanın imreneceği bir hayat pratiğini, on üçüncü yüzyıldan itibaren kolektif bir bilinçle inşa etmeleri; modernitenin doğuşuyla birlikte nisyana terk edilmiştir.

Modern tarih yazıcılığı, Türk hayat tasavvurunun varlığını devam ettirmesinin kendisini sonu olacağını bildiği için; böyle kolektif bir bilincin bu topraklarda hiç cari olmadığını; imrenilecek hayat tarzının bireysel gayretler sonucunda, nisbi; yönetime vaziyet edenlerin ömrüyle mahdut olduğunu iddia ederek ki, nev-i şahsına münhasır idare erbabının da gayri Türk bir hayat anlayışına ve formasyonuna sahip olduğu için herkesin gıpta edeceği bir yönetme tarzı ve tarzın icrasını yapabilmiştir uyarısı, dayatması hep tepemizde tutulmuştur.

Bu kafa bütün dünyada /Batı’da insanoğlunun elde ettiği başarıyı, geldiği noktayı Avrupalı kolektif aklın işletilmesinde ararken, Küçük Asya’da katedilmiş her aşamanın neden bireysel gayretler ve özel yetenekler sayesinde olduğunu dünya âleme ispat etme zorunluluğunu kendisine bir vazife, hatta ödev olarak almıştır? Asıl can alıcı soru bu olmalı değil midir? Maalesef bu soru bugüne kadar sorulamadığı için kimse, sorulamayan bir soruya cevap arama lüzumsuzluğunu göstermemiştir. Bütün bir millet büyülenmişçesine kendisine tarihte eşine ve benzerine rastlanmayacak kahramanlar intihabına tabi tutulmuştur. Bu intihaba tabi olmayanlar varlık sahasını şiirde ararken, şiirin türkelini vatan yapmanın ve tutmanın tek tutucu ve dahi vurucu güç olduğunu bildikleri için, faaliyet gösterdikleri sahanın bir milletin varlığıyla alakalı olduğunu Türkçenin terennüm gücü yüksek şiirini vücuda getirerek milletin geleceğini teminat altına almışlardır.

Şiir milletin hem tarihinde, hem de talihinde öylesine istikamet tayin edici bir rol oynamıştır ki; divan edebiyatıyla, halk edebiyatı eş zamanlı olarak Türk milletinin hem dünyalık dertlerine, hem de estetik zevklerine tercüman olmayı sanatların başka bir şubesine ihtiyaç duymayacak şekilde somutlaştırmıştır.

Vesilet’un Necat’ıyla Süleyman Çelebi bir milletin hayatının hem acılı, hem en mutlu anında Peygambere olan aşkını şiirle ikrar etme yolunu açarken, Kerem Kasdesi’yle Ahmet Paşa her türlü sorunun (affın da, recanın da) yine şiirin imkânlarıyla mümkün olabileceğini eylerken, Fuzuli Leyla vü Mecnun’uyla yeniden realiteden kopup, aklın imkânlarının haricinde âşık olunabileceğini hissettiriyordu. Baki zamane dünyasını, dilin imkânlarını mümkünün çok ötesinde kullanarak, resm ediyordu ressamlara inat.

Ve Galip klasik edebiyatın son modern edebiyatın ilk eserini kemale erdirirken yüzyılların birikimi olan dile(Türkçeye) sadakatini kavileştiriyordu.

Millet varlığıyla dilini öylesine mecz etmişti ki, o dile sadakat gösteren herkes millet nezdinde de, devlet nezdinde de itibar sahibi oluyordu.

Moderniteyle birlikte bir devletin her şeyi tarumar olurken, milletin kolektif bilinçle var ettiği dil o millete yol göstermede oldukça cömert davranıyor ve İstiklal Marşını armağan ediyordu. Akif’in İstiklal Marşı’nı Safahat’ına almamasını bir de bu yönüyle düşünmek lazım.

Her şeye rağmen, millet muhayyilesi haricinde yaratılmış kahramanların en kesif olduğu zamanlarda dahi, milletin zevkine tercüman olan O. Veli ve milletin namusunu koruyan N. Hikmet şahsiyetleriyle değil sadakatleriyle takdir edilmiştir.

Ve Batılı operasyonel akıl bunu çok da iyi bildiği için milletin dışında ve üstünde; ancak kendi kontrolünde, rahat zapt u rapt altına alabileceği kahramanlar üretmektedir. Boşuna mı diyor İ. ÖZEL ‘’Gavurların zapt edemediği tek kale Türk şiiridir.’’ Tabii Türk şairini bulabilirsen.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...