Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

TÜRKİYE’NİN BİDAYETİ DÜNYANIN SONU

0 32
dunya_haritasi_uzerinde_turkiye1

Hiç kolay yaşadığımız bir dönemimiz olmadı; ama böylesi de hiç yaşanmadı. Toplumun hemen her kesiminin (siyaset, sanat, akedemya, iş dünyası) toplu olarak aldatıldık ayinleriyle yeniden vaftiz  olmaya tabi  tutulduğu bir illüzyon dünyası böylesine cari olmamıştı. İşin ilginç ve dramatik tarafı bugünlere dair söyleyecek sözü olanlar dün o insanlara her türlü imkânsızlığı mümkün hale getirerek  daha şaşalı bir dünyanın kapılarının anahtarlarını onların kuşağına bağlayanlardı. 

 

Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi tamamen spekülatif; güç  ve suç dünyasının melodikleştirilmiş kavramları o gün bir melodramı oynayarak kendi bulundukları pozisyonları, kendilerine o pozisyonu sağlayanların lehine nasıl olgunlaştırdıklarını görmek için öyle çok büyük arkeolojik gayretler sarfetmenin  hiç gereği yok. İki Bin Dokuz yılında Habertürk tvde o gün soyadı  Pamir, bugünse İlter olan hanımın’ Karşıt Görüş ‘programında İsmet ÖZEL’le A.Turan  ALKAN’ın  konuşmalarında İsmet beyin  Alkan’ a ve moderatör bayana söylediklerine bir daha  bakın yeter. Hele de Arınç’a suikast meselesine düştüğü şerhe. 

 

Tarih Türklerin başlarına gelenleri maalesef sebep ve sonuçlarıyla anlatacak bir müverrihi henüz bize sunmadı. Başımıza gelenleri anlattığını iddia edenlerse, bizim omuzlarımıza basarak  bizlere diz çöktürmeye çalışanların emir erleri.

 

Başımıza gelenler  bizleri yeni bir baş aramaya  icbar edecek mi; yoksa bugünün zihinsel muğlâklığı, dün olduğu gibi şiirin omuzlarına yıkılarak, şiire, biz Türklere bir gün her şeye yeniden başlamak gerekirse buradan  başlayacaksın dedirtecek dil dünyasının muhkem  siperlerini  imlettirecek mi? 

 

Şiir eğer şairiyle buluşursa hiç kuşkusuz bizim hikâyemizi anlatacak bir Heredot’a ihtiyacımız kalmayacak; çünkü yalanların kurduğu dünyadan şiirin şairi nispetince uzaklaşmış olacağız. 

 

Şair eğer  varlığını bir milletin varlığıyla kaim kılmışsa, hiç kuşku yok ki şiiri bütün bir milletin dünyayla  temasını  millet olarak varlığını pekiştirerek  kuracaktır. O zaman Heredot suz  bir millet varlığı nasıl mümkün oluyorsa, Homeros suz bir millet varlığı da muğlâk hale gelecektir.

 

İkinci Yeni  şairlerinin bir millete mensubiyetleri, şiirlerinin tek dayanak noktası olduğu için Türk milleti bütün maddi olanaksızlıklara ve zihinsel   bulanıklığına  rağmen Alman Harbi’nin sonuçları millet kalabilme reflekslerini  paralize edememiştir, bu topraklarda Türk olmanın itibarını ve dahi hesab dışı tutulamayacağını Bin Dokuz Yüz Elli Seçimleriyle dünyaya ilan ederken, Altmış Bir Anayasa Referandumu’nda  yüzde kırk  dört red oyu kullanarak daha önceki kararını tahkim etmiştir. 

 

Her şey olmuştur da, peki bunlar nasıl olmuştur? Bu  cevaplanması gereken bir sual değildir. Bakılması gereken bir durumdur. Bakılacak yerse sorunu çıkaran olduğu kanaati hasıl olan yerle, medet umulan yerin aynı olduğu yer ve oraya bakmaktan boynu tutulanlardır. 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...