Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

AVRUPA NOTLARI- 2 VİYANA- PRAG- BERLİN

0 39

6510_viyana

1

Viyana

 d- Estergon Kalesi… Osmanlı’nın genişleme döneminde ulaştığı son sınır… Osmanlı neden buradaydı? Osmanlı bir daha gelir mi? Bu soruları Avrupa sürekli soruyor. Biz ise daha sormadık.

 d- Avrupa’nın ortak gündemi; İslam… İslam sürekli gündemde… Dergilerde manşet, yazılarda gündem… Siyasette ve ekonomide tartışılıyor. Göçmenler, Türkiye, Ortadoğu, yerleşenlerin uyum süreci, yeni kuşakların ekonomi ve siyasetteki gücü, yerlilerin ve yönetimin tehditleri…

 d- Türkiye, Avrupa- Batı medeniyetinin bir parçasıdır.  Bu süreç AB’ye alınıp alınmama durumu ile sınırlı değildir. Osmanlı- Türkiye- Türkiyelilerin Avrupa ile ilişkileri öyle bir seviyedeki bunları koparmak mümkün değildir. Bu ilişki hem Türkiye-İslam hem de Avrupa- Hıristiyanlık için vazgeçilmezdir. Türkiyeliler bu ilişkileri çoğunlukla hayal kırıklıkları ile dolu olsa da şu bir gerçek ki; bu ilişkinin artırılması ve derinleştirilmesi gerekiyor.

 d- Avrupalıların İslam algısı; Osmanlının fetihçi karakteri -bu onlara göre işgalci- ile Ortadoğu’dan yansıyan ve artık onların ülkelerinde de fiili bir şekilde kendisini hissettiren İslam ile özdeşleştirilen örgütler üzerinden oluşmaktadır. Bunu ise ancak iş- ticaret için Avrupa’da bulunan Müslümanlar bu algıyı değiştirebilir. Çünkü bunlar toplum ile birebir temas etmekte ve İslam adına bir pratik gösterge teşkil etmektedirler.

 d- 3. Viyana Seferi başladı. Türkiye Avrupa karşısındaki gerileyişini 15 Temmuz direnişi ile durdurdu. Türkiye ilk defa Avrupa’nın tecrübe ettiği bir değer olan demokratik duruşu, Avrupa’nın müdahalesine rağmen durdurdu. Türkiye bu noktadan kuşatmayı yarmıştır.

3. Viyana seferi; ilkeler ve idealler üzerinden olacaktır. İslami çizgideki demokratik tecrübe; Avrupa’nın en çok ihtiyaç duyduğu ve kurtarıcısı olacaktır. 15 Temmuz Millet devrimini koruyarak, geliştirerek ve kurumsallaştırarak Avrupa’nın dönüşümüne öncülük edebiliriz.

 d- Mimaride gotik sanatı öne çıkıyor. Roma’nın sütun ve kubbe mimarisi eklenmiş.

Modern mimari dışarıdan bazı ilginç yaklaşımlar deniyor. Ama içeriye girdiğinde alelade bir yaklaşım ortaya koyamıyor.

 d- Şehir merkezlerinde hiç AVM’lere rastlamadık. Sokaklarda elbise mağazaları yaygın.

AVM kültürünün Türkiye’de şehir merkezlerinde bu denli yer alması çok ilginç… Bunun hangi politikanın ürünü olduğunu bilmek gerekir. Ekonomik- kültürel olarak yaşama yansımaları nelerdir?

 d- Sadece geldiğin yere ait değilsin. Aynı zamanda gittiğin ve gideceğin yere de aitsin.

 prag_manzara

 2

Prag…

 

e- Doğuyu ihmal etmemeliyiz. Batıya doğru ilerlemeliyiz.

 e- Prag hep baharı yaşıyor. Ne kışı ne de yazı yaşamıyor.

Her zaman yeni doğuyor gibi canlı, yeni ve heyecanlı…

 e- Görmenin mucizesi…

İnsanın hayatında ilk defa bir şehri görmesi…
Belki bir daha göremeyeceği bir şehri görmesi…
Bir daha görmeyeceği insanları görmesi…
Gözün şahitliğinde yeryüzünde iz sürmek…
Gözün şahitliğinde insanlığın tecrübesine bakmak…

 e- Şehirlerde eski yapılar, en erken 100 yıllık binalar ilgi çekiyor.

Ziyarete değer bulunuyor. Son yüzyıldan bu yana yapılanlar, gelecek yüzyılda bugün geçmişe verdiğimiz değer kadar, değer görebilecek mi?
Oysa asl olan şimdidir. Bugün, bu şehirde, bu zamana ait görmeye ve yaşamaya değer şeyler üretebildiğiniz kadarıyla güçlüyüzdür.

 e- Avrupa- Batı insanı ile içtikleri ve yedikleri arasındaki ilişkiyi iyi incelemek gerekir.

İçki yaşamın temel içeceği halini almış. İçkili iken akletmek, hüküm vermek, yorumlamak doğru değildir. Batı insanı; içki içerek fıtraten içinde oluşan boşluğu kapatmaya, vicdanın onu sürekli sorularla bunaltmasını engellemeye ve varoluşsal kaygılarını gidermeye çalışıyor.
Her kesim için vazgeçilmez olan bu içeceği bırakmadıkça kendi hakikatini görmeyi ertelemeye devam edecektir.

e- Şehir merkezleri müzeye çevrildiği için insansız bir karaktere bürünüyor. Bir zamanlar yaşam merkezleri olan mekânlar şimdi otel- mağaza- cafe- lokanta ve müze olarak kullanılıyor. Gece olunca şehrin merkezleri ıssızlık içinde tarihsel aidiyetini arıyor.

 e- Hz.İsa insanlık için tüm acıları yüklendi. Batı, acıları Hz. İsa’ya bıraktı. Kendisi hazları en hızlı şekilde yaşamaya çalışıyor. Ne zamanki Hz. İsa gibi insanlık için adanmayı seçebildiğinde ve acı çekmeye hazır olabildiğinde kurtulmaya ve kurtarmaya başlamış demektir.

 e- Prag’ı müzik eşliğinde geziyorsunuz. Her köşe başında, köprülerde, meydanlarda farklı kültürlerden müzik aletleri ile ortaya çıkan senfonik müzik ile geziyorsunuz.

 e- Dilencilerin para dilenme biçimi çok farklı…

Secde eder pozisyonda yüzü yere bakıyor,
ön tarafa koyduğu şapkasına konulacak parayı bekliyor.

 e- Marketlerde en farklı reyon; Su reyonu… Bizim tek çeşit aldığımız suyun suyunu çıkarmışlar! Sayabildiğim ondan fazla su çeşidi vardı. Farklı gazlarla ile yoğunlaştırılmış sular içinde normal suyu bulmak zorlaşıyor.

15berlin4-master768 

 3

Berlin…

 

f- İslam’ın Avrupa yorumuna büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Var olan İslam yorumları, göçmenlerin kimlik korumacılığına yönelik içe kapanmacı, Avrupa’ya yabancı ve statik bir içerik taşımaktadır. Oysaki Avrupa tecrübesi İslam’ın Avrupa yorumunu zorunlu kılmaktadır.

İslam’ın Avrupa yorumu; yaşanan geçmiş ve günümüzdeki tecrübeyi göz önünde bulundurarak siyasal ve toplumsal gerçekliği ıskalamadan yapılmalıdır.

İslam’ın Avrupa yorumu yapılmadan Avrupa’nın dönüşmesi ve Müslümanların bu tecrübeden faydalanmaları mümkün değildir.

 f- Berlin: Kırılan gururun onulmaz tamiri… Avrupa’da Almanya hegemonya ve medeniyet iddiasını birleştirerek varlık mücadelesi vermeye devam ediyor. Bunun için son yüzyılda girdiği 2 büyük savaşı büyük yıkım ile kaybettiği halde her iki savaştan tekrar dirilmesini bildi. AB ile 3. mücadele- savaş denemesini yapıyor. İngiltere buna karşı ilk darbeyi vurdu. Bakalım Almanya 3. savaştan nasıl çıkacak?

 f- Berlin’de iki tane utanç abidesi var:

1- Berlin duvarı
2- Yahudi soykırımı abidesi
Berlin utanç duvarının utancını yavaş yavaş atlatıyor. Ama Yahudi soykırımı utancı Yahudiler tarafından sömürüye dönüştürüldüğü için utanç yerini öfkeye bırakacaktır.f- Şehirler ikiye ayrılır:

a- İşgal- savaş görmüş şehirler.
b- İşgal- savaş görmemiş şehirler.
İşgal görmüş şehirlerde eskiye ait şeyler az, yeni şeyler fazla…
Şehir yeni inşa edilmiş gibi… İşgal görmemiş şehirlerde ise zaman sanki durmuş, hiçbir şey değişmemiş gibi duruyor.

f- Taş Medeniyeti… Medeniyeti temsil eden kalıcı eserler “taş”tan ve mermerden yapılmış.
Diğer geçmişte ahşap ve kerpiçten, günümüzde beton, çelik ve camdan yapılan binaların kullanışlılığı 100 yılı aşamıyor.

 f- Avrupa’nın en büyük hastalığı; Kibir… Ortaya koyduğu medeniyet birikimi ile diğer toplum ve medeniyetlere karşı karşı konulmaz bir kibir yaşıyor. Bu kibir, onu eleştirilemez konuma götürürken, diğer taraftan elde ettiği medeniyet birikimini kendi dışındakilerle paylaşmaktan alıkoyuyor. Batının bu kibri belli bir aşamadan sonra onu saldırganlığa, sömürüye ve kaosa götürüyor. Bu kibir Batı’yı yıkacak! Çünkü bu kibir, kendi kendisini özeleştiriden yoksun kılacak.

Kibirlendikçe kirlenecek, kirlendikçe dağılacak.

 f- Avrupa’nın en ihtişamlı eserleri kiliseler… Yalnız bu kiliselerin cemaati azaldığı gibi artık yeni kiliseler yapılmıyor. Toplum yeni kilise talebinde bulunmuyor. Yeni mabed olarak inşa ettikleri stadlar, konser salonları ve eğlence yerleri insanların varoluş sancısını azaltmıyor.

İnsanlar ya yeniden kiliseye dönecekler ya da camiiye yönelecekler.

 f- Avrupayı aşağılayarakta veya yücelterekte bir yere varamazsınız. Birisi inkâr, birisi de taklit doğurur. Ama anlayarak bir yere varabiliriz. Avrupa insanlık tecrübesinin en önemli parçalarından biridir. Bu tecrübe diğer insanlık tecrübelerini de barındırır.

 f- Dünyanın en güzel şehri İstanbul demeyin!

Tek şehir yaşadığım şehirdir demeyin!
Tek toplum yaşadığım toplumdur demeyin!
Gidecek başka bir yer yok demeyin!

Güzel bir şehir daha var!
Yaşanacak başka bir şehir daha var!
Tanınacak başka bir toplum daha var!
Gidilecek başka bir yer daha var!

 f- Yol boyunca Hz. İsa ikonları ve minyatür kiliseler var. İnsanlar yolda durup buralarda dua ediyorlar. Yolda en çok ihtiyaç duyulan şey değişmiyor: Dua…

 f- Otobanlarda rüzgarın ve olumsuz hava koşullarının arabaların hızını etkilememesi için

yüksek bariyerler yapılmış. Belki aynı zamanda bunlar otobana yakın yerlerde oturanlara araç seslerinin ulaşmasını engelliyordur.

 f- Şehirlerde alışveriş merkezleri ve çarşılar yönünden Türkiye’ye göre çeşitlilik ve hareketlilik az… Ama Avrupa üretiyor ve kazanıyor. Biz ise sadece tüketiyoruz.

Patenti bize ait olan üretim biz de çok az. Türkiye’nin üretim anlamında montaj sanayiisi yanında kendi yerli üretimlerini ortaya koyması gerekir. Bunu yapmadan etkili olması ve rekabet etmesi çok zor…

 f- “Türkiye, Türklerindir.”

“Almanya, Almanlarındır.”

Bu sloganlar afişlerde Berlin sokaklarında bulunuyor. Seçim kampanyası için kullanılan afişlerdeki bu sloganlar Türkiye ve Almanya’daki ırkçılık- ulusçuluk hastalığının
ne kadar birbirine benzediğini gösteriyor. Halen ve gelecek zamanda bu soruların cevabı aranacaktır.
Cevap: ya Türkiye Türklerin, Almanya Almanların denilecek ve diğer ırklar ülkeden çıkarılacak. Ya da Türkiye Türkiyelilerin,
Almanya Almanyalıların denilecek ve ortak değerlerde buluşularak yola devam edilecek.

 f- Ekmek için Almanya’ya gelen Türklerin Almanya’ya tam entegrasyonu hem Almanya hem de Türkiye için büyük kazanç olacaktır. Türklerin Almanya’ya taşıyacağı birçok değer vardır.

Aynı şekilde Almanya’dan Türkiye’ye taşıyacakları birçok değer var.
Bu taşıyıcı rol, zor ama hayati bir roldür. Bu rolün gereği yapılmazsa herkes kaybedecektir.

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...