Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

ELEŞTİRMEK VE KUŞKULANMAK

0 22

 elestri        

          Eleştiri bir fikri, bir düşünceyi, bir eseri ele alıp inceleyerek onun gerçek değerini ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Böylece onun zayıf ve güçlü yanları belli olur ve isabet derecesi anlaşılır. İslam’ın ilk devirlerinde bu yapılıyordu. Peygamberimizin arkadaşları ondan duyduklarının doğruluğunu anlamadıkları veya yanlış buldukları zaman onu körü körüne kabul etmez, ondan bunun kendi fikri mi yoksa Allah’ın emri mi olduğunu sorarlardı. Allah’ın emri ise itirazsız kabul eder, Peygamberin fikri ise kendi düşüncelerini de beyan ederlerdi. Peygamberimiz buna asla kızmaz ve bazen de onların fikirlerine uyardı.

          Bu tutum daha sonra da devam etti. Bir gün Hz. Ömer minbere çıktı ve “ey insanlar, dinleyin ve itaat edin” deyince Eshaptan biri: “Ey Ömer üzerindeki hırkanın hesabını vermedikçe vallahi ne seni dinler, ne de itaat ederiz” dedi. Ömer açıklama yapıp işin aslını anlatınca o zat: şimdi seni dinler ve itaat ederiz” dedi. İmam-ı Malik bir gün etrafında bulunanlara Peygamberin mezarını işaret ederek: “Şurada yatan Zattan başka her sözü itirazsız kabul edilecek kimse yoktur” dedi. Büyük müçtehitlerin de hepsi böyle idi. Herkesi düşünmeye ve kendi fikrini ortaya koymaya teşvik ederlerdi. İmam-ı Azam bir konuda içtihadını açıkladığı zaman öğrencilerine şöyle diyordu: “işte bu benim fikrimdir, bence doğrudur. Eğer benimkinden daha doğru bir fikir bulursanız bana uymanız gerekmez”.

          İlk devirlerdeki araştırıcı, eleştirici özgür düşünce daha sonraları zayıfladı, taklit ve taassubun kara bulutları kapladı. Eleştirmek aklın ve fikrin gelişmesine, ilmin ilerlemesine sebep olur. Eleştirmek olmayınca taklit, taassup, körü körüne bağlanma yerleşir. Allah Kuran’da ne kadar az düşündüğümüzü hatırlatıyor. Bugün hemen herkes bağlandığı kimseyi ve cemaatini körü körüne savunmaktadır. Said Nursi: “kimse ayranım ekşidir demez, benim söylediklerimi mihenge vurun. Altın çıkarsa alın, bakır çıkarsa atın ve bedduayı da arkasına yapıştırın” der. Fakat eleştirmek çoğu kimsenin hoşuna gitmez. Bu yüzden kimse eleştirmeye cesaret edemiyor. En halisane bir niyetle yapılan eleştiri bile düşmanlar kazandırıyor (elbette rakip tarafa yapılan hakaret ve ithamlar eleştiri değildir).

          İlmin ve düşüncenin gelişmesi için eleştirmek şarttır. Eğer eski âlimlerin eserlerini olduğu gibi kabul eder ve onların hata ve yanlışlarını bulmaya çalışmazsak asla ilerleyemeyiz.  İlim ancak şimdiye kadar yazılanlara farklı bir şekilde bakmakla gelişir. Hakkın hatırını her şeyin üstünde tutmalı, insanların darılmasına aldırış etmemeliyiz. Düşünmek, incelemek, eleştirmek insanı hakikate götürür. Bunun için de duyduklarından, gördüklerinden, bildiklerinden şüphe etmekle işe başlamalı. Gazali: “hiç şüphe etmeyen insanın imanından şüphe ederim” sözünü geçmiş âlimlerden naklederek şüpheye büyük bir önem vermiştir. Ebu Hüreyre’den gelen bir hadiste de şekk’in yani şüphenin imanın bir derecesi olduğu anlatılır.

          Descartes’in metotlu şüphesinin esasında daha evvelce Gazali tarafından ortaya atıldığını biliyoruz. Gazali her şeyden şüphe etmiş, uzun zaman hakikati araştırmış, bunun çilesini çekmiş, sonunda doğru yolu Peygamberleri izlemekte bulmuştur. Hiç şüphe etmemek, bir şey hakkında hiçbir bilgisi olmamak demektir. Ancak bir şey hakkında biraz bilgisi olanların şüphesi olur. Kalpte şüpheler doğduğu zaman onu bastırmaya ve yok saymaya çalışmamalı. Onu giderinceye ve itminan buluncaya kadar araştırmak o kişiye farz olur. Çünkü kuşku ile iman bir arada olmaz. Kuşkular giderilince sağlam bir inanca kavuşulur. Bugünkü muazzam Batı fikir, bilim ve tekniğinin metotlu şüphenin eseri olduğunu unutmamalıyız. Amerika’da bilim kariyerini seçen öğrencileri -bilimsel bir metin okutturup- ne kadar eleştirebildiklerine göre değerlendirirler.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...