Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

İSLAMI DOĞRU ANLAMAYA ÇALIŞMAK

0 40
islamı doğru anlamak

Bizim en başta gelen görevimiz İslamı doğru anlamaya çalışmaktır. Müslümanların İslam’ı doğru anladıklarını sanmıyorum.  Eğer doğru anlasaydık bugünkü durumda mı olurduk? “Müslümanlar dinlerini doğru anlayıp uyguladıkları devirlerde üstün olmuşlar” deyip dururuz da. Fakat bunu söylemenin hiçbir değeri ve anlamı yoktur. Kiminle konuşsanız bu sözü papağan gibi söyleyecek. Bunu söyleyerek kendimizi rahatlatamayız. Neden İslamın dediğine göre hareket etmediğimizin cevabını bulmalıyız.

       Bugün insanların çoğu dünyaya yönelmiş. Maddi şeylere verilen değer son derece artmış; dini, ahlaki, manevi, ilahi şeylere olan rağbet azalmıştır. Dünyevi hırs ve isteklerden vazgeçmedikçe, dini yani İslamı hakkıyla tanıyıp anlamamız mümkün değildir. Bir de say, gayret ve ciddiyet göstermemiz; biraz yorulmamız lazımdır. Maalesef insanlar bu hususta son derece tembeldir. Hiçbir sıkıntıya ve zahmete katlanmak istemiyor, oradan buradan duydukları sloganlarla konuşuyor, ahkam kesiyorlar.

          İslamı anlamaya çalışırken bütüncül davranmalıyız. Bütünden kopuk olarak ezberlediğimiz birkaç ayet ve hadisle ve yüzeysel bilgilerle sahih bir anlayışa ulaşmak mümkün değildir. Din bizden ne istiyor, temel amacı ve hedefi nedir; bunun üzerinde durmalıyız. Kuran, onun dayandığı temel kavramlar anlaşılarak yorumlanır. Bağlamından kopuk olarak ayetleri yorumlamak, parçacı zihniyetle hareket etmek; bizi birbirine zıt anlayışlara ulaştırır. Nitekim bu şekilde pek çok itikadi ve kelami mezhepler doğmuştur.

          İlk birkaç asır peygamberlik nurundan gelen aydınlıkla Müslümanlar dini, ilmi, ahlaki, edebi, felsefi, teknik ve ticari bütün alanlarda hızla ilerlediler. Dinin verdiği güçle yepyeni bir medeniyet inşa edip dünyayı değiştirdiler. İnsanlığa hak, hukuk ve adalet getirdiler. Tarihin en insani medeniyeti doğdu. Fakat daha sonra gevşediler ve gerilediler. Gerileme  Kuran’ın ruhundan uzaklaşmaktan başka bir sebebe atfedilemez. Ben ana sebebi düşünce ve fikirde meydana gelen uyuşukluk ve donukluk olarak görüyorum.

          Hicri dördüncü asırdan sonra İslam düşünce ve tefekkürü şekilciliğe ve taklitçiliğe teslim oldu. Bu düşünce tarzı İslam’ın malı değildi. Üstatların dediklerine kayıtsız şartsız inanmak ve itaat etmek skolâstiktir. Skolâstikte metinlerin anlaşılmasında otorite kabul edilen zatların yorumları esas alınır. Kimse kendi başına düşünmeye cesaret edemez. Bütün düşünce faaliyeti evvelkilerin yaptıklarını anlamaya çalışmaktan ibarettir. Fikri, ilmi özgürlük yoktur; bunun yerine eskiye körü körüne bağlılık vardır.

          İslami düşüncedeki temel yanlışlardan biri de Kuran’da teknik, ilmi ve maddi bilgi aramaktır. İnsanlar Kuran’ın asıl amacını anlamadılar, halen de anlamıyorlar. Kuran bir bilgi kitabı değildir (modern Batılı bilgi anlayışını kast ediyorum, İslami olanı değil). Kuran’da anlatılanlar ihbarî değil inşaîdir. Yani bize bir malumat nakletmiyor, bizden bir istek ve dilekte bulunuyor. Bizden bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını istiyor. Yani reelin bilgisini vermiyor, ona karşı takınacağımız tavrı ele alıyor.

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...