Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

RUS EMPERYALİZMİNİN GÖLGESİNDE BİR FİDAN: TATARİSTAN

0 23
img_9868-1net

Türkiye Yazarlar Birliği öncülüğünde Türkçenin 11. Buluşması Tataristan’ın başkenti Kazan’da yapıldı. 22 Ülke ve bölgeden şairlerin katılımıyla gerçekleşen şölende paneller, konferanslar ve söyleşiler gerçekleştirildi. Tataristan Yazarlar Birliği’nin desteği ile 1-4 Ekim 2015 tarihleri arasında gerçekleşen şölene 60 şair katıldı.

Bu vesileyle, şahsımın da şahit olduğu Tataristan ve Kazan hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:

 

1- Dil ile Birlik:

Türkçe veya başka bir dil kullanmak temelde insanı insana yakın kılmıyor.

Aynı din- ideoloji- hedef etrafında birleşmedikçe dilin hiçbir önemi kalmıyor.

Geriye duygusal fanatizmin geçici olarak doyurduğu hisler ve nefsani bakış açısı kalıyor.

 

2- Batı’da Kurtuba… Doğu’da Kazan…

Müslüman şehirlerin işgal sonrası yaşadıkları dönüşüm için iki örnek: Kurtuba ve Kazan.

Kimlik değişken oluyor. Müdahale edenin gücü ve yöntemine göre değişiyor.

Kurtuba’da Müslüman topluma ait tüm izler yok edilmeye çalışılmış. Geriye binalar kalmış.

Kazan’da 1550-1750 ve 1920-… devam eden müdahaleler ile Müslüman toplum bedenen var ama ruhen yok durumundadır.

 

3- Rus Mimarisi…

Rusya medeniyet mirasını roman kadar şehirleşme ve mimari üzerinde güçlü bir şekilde gösteriyor.

Geniş caddeler… Estetize edilmiş binalar… Dönemin barok mimari izleri… Gök ile Şehir arasında yakınlık…

 

4- Rusya’nın din hususundaki ikiyüzlülüğü…

Geçtiğimiz yıl Moskova’da cami açılmasına izin veren Rus yönetimi, kendisine bağlı özerk cumhuriyetlerde çocuklar ve gençlerin dini eğitim almasını engelliyor.

Devlet okullarında, dini eğitim dersleri bulunmuyor. Özel alanda ise zaten izin vermiyor.

 

5- Ezansız Şehirler…

Kazan gibi Müslüman nüfus yoğunluğu olan şehirlerde ezan açıktan okunmuyor.

Sadece cami içinde ezan okunuyor.

Ezan’ın özgürlüğü, ülkenin Müslümanlarının özgürlüğüdür.

 

6- Edebiyat’ın özgür olma mücadelesi…

Türkçe dilinin hâlihazırda elle tutulur ürünleri Türkiye’de ortaya konuluyor.

Türk ırkından olan ve kökeni Türkçeye atfedilen dillerde birkaç istisnai isim dışında kimse çıkmıyor.

Türk dünyası olarak tabir edilen dünyayı dolaşmaya çıktığınızda Türkiye dışında şiir yazılmıyor. Şiir diye yazılan eserlerin çoğunluğu müsamere şiirlerinden öteye geçemiyor.

Roman, hikâye alanında da aynı şey geçerli… Çünkü özgürleşme mücadelesi yok.

Mevcut sömürü ve baskı kültürüne teslim olunmuş durumda… İtiraz bile yükselmiyor.

Bu ortamda bir edebi ürünün çıkması da beklenemez.

 

7- Toplumsal değişimde şiddetin rolü…

Şiddet- Savaş- Baskı uzun sürdüğünde toplumsal yapı önce alışıyor, sonra itaat ediyor.

Ruslar, 500 yıldır sürdürdükleri baskı ile toplumsalı alternatif aramaktan vazgeçirmişler.

Toplumsalın tevhid, adalet ve özgürlük arayışı yorgunluktan harekete geçemiyor.

 

8- Sosyalizm ve Sanat

Kazan sokakları; aydınlar, şairler, bilim adamları, sanatçılar isimleri ile anılıyor.

Meydanlarda heykelleri, adlarına binaları- salonları var.

Ancak; bu isimlerin büyük çoğunluğu Sovyet dönemi öncesine ait…

İsimleri anılanların yerine yenileri çıkabilmiş değildir.

Rus Devrimi sonrası, devrimin dünya edebiyatına kattığı yeni yüzler ve eserler ise çok azdır.

Devlet’te devrim olmuş, ama düşünce ve edebiyat ölmüştür.

 

9- Dünya dini Kapitalizm…

İnsanlık kapitalizmin mücadelesi içinde…

Haz; beden, ev, yemek, giyim, eğlence hazzı…

Hız; anlamadan, ölçmeden, tartışmadan yaşamak…

Kazan da kapitalizmin yaşadığı diğer şehirlerden farksız değil…

Ama Türkiye’deki kadar değil…

Şehir içinde mağazalar, alışveriş merkezleri, dükkânlar öne çıkmıyor.

Yeni yerleşim yerlerinde bu öne çıkıyor.

Geçmiş muhafaza edildiği için yeni yerler yerellikten çok küresel kapitalizmin eseri…

 

10- Varolmak Mümkün mü?

Halkın varoluşsal kaygıları alt düzeydedir.

Çünkü yönetim ile ekonomi noktasında endişe ve teklifleri bulunmuyor.

Çünkü mülkiyetin iki en önemli kalesinde çabaları dikkate alınmıyor.

Yönetimde bulunmak ve teklifte bulunmak hakkı etkili değildir. Ekonomide belirlenen standartları aşma imkânı verilmemektedir.

 

11- Sanat Örtüsünün Altındakiler…

Tiyatro salonları… Müzik salonları… Resim sergileri… Müzikaller…

Kazan’da sanat hayatı çok canlı görünüyor.

Türkiye’deki emsallerine göre çok ileridedir.

Ruslar sanatı bir yerde de toplumsal değişim için kullanmışlar.

Toplumun batılılaştırılmasında sanat etkin rol oynamıştır.

Toplumun varlık alanında sancıyı ifade etmek ve bazen de örtmek için sanat etkin rol oynuyor.

 

12- Rusya ve Değişim

Rusların Müslüman toplulukların yaşadığı topraklarda etkisi farklı olmuş.

Özellikle sosyalist dönemdeki uygulamaları toplum varlığını kökten etkilemiş.

Yugoslavya- Arnavutluk- Balkanlar- Kafkasya- Ortaasya…

Müslüman toplulukların İnanç- kimlik- gelenek ve gelecek tasavvurlarını derinden değiştirmiştir.

Değiştirirken, Avrupa’dan farklı olarak sürgünler ve yok etmeyi esas almıştır.

Bir nevi Avrupa’nın yeni bir Müslüman toplulukların dalgasına uğramasını engellemiştir.

 

13- O’raya neden gidelim?

Anadolu Müslümanlarının Anadolu’dan çıkmaları lazım…

Şu anda kurban eti dağıtmak için çıkıyorlar.

Yardım etmek için çıkıyorlar.

Özellikle Gülen grubu eğitim yoluyla etkilemek için çıktı. Onlar ise projeyi Amerika’ya sattılar. Veya Amerika onlara projeyi verdi.

Ekonomik kazanımlar için çıkıyorlar. Bu noktada epey mesafe alındı.

Kültür ve edebiyat ilişkilenmesi henüz üst düzeyde olmuyor. Özgürlükler sınırlı olduğu için gelişmiyor. Çabalar hemen tehdit görülüp bastırılıyor.

 

14- Kazan’ın kurtuluşu Akıl ve Kur’an’a bağlı…

Kazan’ın Rusya’ya verdiği maddi şeyler dışında esas olarak vereceği değerleri keşfetmesi gerekir.

Ancak bu yolla etkisini ve gücünü gösterebilir.

Sözlerin tükendiği, kirletildiği, değiştirildiği ortamda kuşatmayı yarmak ve diriliş için Akıl ve Kur’an-ı Kerim’e ihtiyaç var.

Toplumlar Kur’an’ı anlamıyla birlikte okumaya ve anlamaya yönelebilirse çıkış yakalanabilir.

Aksi halde, Tevhidi bir diriliş mümkün olmayacaktır.

Ulusalcı ve baskının farklı formlarını uygulayan devletçikler ve topluluklar olmaktan öteye geçemeyeceklerdir.

 

15- Huzursuz Huzur

Kazan sokaklarında insanlar fazla görünmüyor.

1.5 milyon nüfuslu şehirde sokak canlılığı fazla yok.

Kapalı mekânda olmayı ve yaşamayı tercih ediyor, insanlar…

Gece olunca bu tenhalık daha da artıyor.

Gece lambalarının ışığı da biraz daha kısılmış halde…

Yalnız bu sakinlik ve huzur gibi görünen içinde bir huzursuzluk var.

Saklanan, gizlenen, örtülen bir şey var.

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...