Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ VE ÜTOPYALAR

0 135

page_toplum-muhendisligi-karnavali_497822897

 

       Siyaset biliminin bir kavramı olan bu kelime toplumu bir fikre ve ideolojiye göre düzenlemek anlamına gelir. Siyasetçiler ve ihtilalcılar bundan vazgeçmez. İhtirasları dünyaya şekil vermeyi ister. Birey ve toplum birbirini tamamlayan öğelerdir. Toplum bireylerden oluşur. Bireylerin istek ve arzularının hilafına bir düzen oluşturmaya çalışmak sağlıklı bir şey değildir. Bireyi toplum içinde eritmeye, onun kişisel özelliklerini bastırmaya çalışmak belli bir süre mümkündür ama ilanihaye bu devam etmez. Topluma düzen vermek ancak iç dinamiklerin bir sonucu olursa yani toplumsal ilerleme ve gelişmenin yasallaşması olursa bir anlam taşır. Çünkü bazen toplum yöneticilerden daha ilerde olabilir.

       Siyasilerin sonsuz ihtirasları var. Her şeye ve herkese hakim olmak isterler. Daha evvel bunu ideologlar ve düşünürler yapar. Hayallerinde ideal bir toplum düzeni kurarlar. Buna ütopya denir. Platon, Thomas Moore, Campanella, Bacon ve Marks’ın ideal bir toplum hakkında tasavvurları olmuş fakat bunlar hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Uygulama alanı bulan Marksizm sonunda bireylerin tabiatını değiştirememiş ve onu kabul etmek zorunda kalmıştır. Toplum nasıl bir realite ise bireyler de öyle bir realitedir. Bireyle toplum daima çatışır. Esasen ütopya sahipleri veya toplum mühendisliği yapmayı düşünenler mevcut toplumsal  düzenini beğenmeyip ona şekil vermeyi düşünen bireylerdir.

       Toplum mühendisliği, ütopyaların bir nevi pratiği yani uygulanmasıdır. Toplumu sevk ve idare edenlerde az veya çok bu istek vardır. Fransız, Rus, İran ihtilalı de keza bir toplum yaratma amacını güden bir harekettir. Tarihte meydana gelen isyan ve ihtilallar hep böyledir. Toplumu avucundaki bir hamur gibi yoğurup şekil vermeye çalışırlar. Bunun için yasal düzenlemeler yanında propaganda, ilan, reklam, algı yönetimi gibi beyin yıkama vasıtalarını da kullanırlar. Böylece kafalarındaki düzeni insanlara empoze etmeye çalışırlar. Dini bir ideoloji haline getirenler de aynı sevdaya kapılır. Dindar bir nesil ve toplum yaratmaya çalışırlar. Halbuki din bir ütopya değil, her ne kadar toplumu şekillendirirse de bunu içten  ve benimseterek yapar. Onlara dıştan bir şey zorlamaya çalışmaz.

       Toplumlara hiç müdahale edilmemeli mi? Ona ufuk açan şeyler yapılmamalı mı? Devrim mi evrim mi diye düşünürsek ben evrimden yanayım. Toplumsal değişiklikleri kavrayıp onu yasal bir statüye kavuşturmak sağlıklı bir yöndür. Bazı uluslar bunu anlayıp çok sert müdahaleden çekinmişlerdir. Mesela bir ada devleti olan İngiltere daima mutedil hareket etmiş. İlerlemeyi ve özgürlükleri bir evrim içinde geliştirmiş, toplumsal karışıklıklara meydan vermeden hak, hukuk, adalet ve özgürlükler bakımından kıta Avrupasındakilerden çok üstün bir demokrasi gerçekleştirmiştir.  Bu bakımdan bugün dünyanın en örnek alınacak devleti ve toplumudur. Kıta Avrupasındaki hareketler sert ve zarar verici olmuştur.

       Bireylerin içten gelen istek ve arzularına cevap vermeyen dış zorlamalar münafıklar doğurur. Sonra siz eğer arzu ettiğiniz düzenin örnek insanları olduğunuzu yaşantınızla ortaya koyamıyorsanız insanları bir kalıba sokmak arzunu bırakın. Bugün İran insanlara istek ve arzularına rağmen bir toplum düzeni yaşatmak istiyor fakat bu sonsuza kadar böyle gitmez. Sovyetler ve Çin gibi ütopyaları gerçekleştirmeye çalışanlar başarılı olamadı. En sonunda bireyin istek ve arzusunu kabul etmek zorunda kaldılar. Her ütopya bireyi yok saymak üzerine kurulur ve hayali bir dünya yaratmaya çalışır. Peygamberimizin getirdiği düzen bir ütopya değildi. “Dindar bir nesil yaratmak” hayalleri boştur. Eğitim ve öğretimle ancak fanatik ve dar kafalı insanlar yetiştirirsiniz.  Dindarlık ve din, temelde bireyciliğe dayanır. “Dinde zorlama yoktur” der yüce kitabımız.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...