Düşünce, Edebiyat, Haberler, Köşe Yazısı

MİLLETÇİLİK: İSMET ÖZEL’E BİR CUMA MEKTUBU

0 247

ismet özel

 

İstiklâl Marşı Derneği’nin resmi internet sitesinde yer alıyor. “İstiklâl Marşı Derneği’nin tertip ettiği Kâfirler ve Türk Milliyetçileri adlı seminer programı 8 Kasım 2014 Cumartesi günü gerçekleştirildi” denildikten sonra İsmet Özel şöyle söylüyor:

Türk Milliyetçisi olmadan Müslüman olduğunu söylemek küfürle her sahada uzlaşmaya hazır olduğunu söylemiş olmak demektir. Çünkü Türk Milliyetçileri kâfirlerle masaya ancak kendi mevcudiyetlerinin inkâr edilmemesi şartıyla otururlar ve oturdular. Lozan Antlaşması imzalandığında Amerika Birleşik Devletleri’nin Almanya sefiri dedi ki ‘İsa bir daha çarmıha gerildi ve Amerikan Bayrağı çamurda sürüklendi.’ Lozan Antlaşması muazzam bir şey mi? Hayır. Muazzam değil ama Türk Milliyetçiliğinin en azından mevcudiyetini muhafazada kararlı olduğunu göstermiştir.”

(http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=1101&KID=2)

İkinci alıntımız da şu:

“Kâfirler ve Türk Milliyetçileri dendiği zaman iki farklı kültürün değil, iki zıt kültürün mevcudiyetinden bahsedilmiş olduğunu vurgulayan İsmet Özel Avrupa’da Roma İmparatorluğu sonrasında başlayan feodal işleyişin meydana getirdiği içtimai yapı karşısında Türklerin meydana getirdiği, merkezi otoritenin bütün tebaayı fert fert himaye altında tuttuğu bir düzenin başarısının bir netice doğurduğuna işaret etti. Bu düzen İslamî bir düzen değildi, zirabunun İslâmî olmamasına İlmiye, Kalemiye ve Seyfiye’den oluşan Sunuf-u Devlet sebep oldu. Zira İslâmî bir düzen bu sınıfların muhtariyetlerine, imtiyazlarına müsaade etmeyecekti. İslâmî olmamasına rağmen bu şekilde meydana getirilen Türk düzeni, kâfirler karşısında bir üstünlük ve parlaklık elde etmişti. Türk düzeni Antik Çağ’dan ve Orta Çağ’dan geçmiş olan dünyanın tanıyıp gördüğü en iyi düzendi. Türkler İslam’ın muteber alanını Bağdat-Şam ekseninden İstanbul’a taşıdılar.”

“Batı’da “millet” dinle alakayı kesmeyi ifade eden bir şey iken bizde millet dinle kenetlenmeyi gerektiren bir şeydir. Milliyetçi kimdir? Aşılması gereken bir engel olarak milliyetçiyi bulan kimsedir. Yani birileri milliyetçilik yapıyorsa mecburen ona karşı milliyetçilik yapma zarureti doğmuştur. Başka birileri bir milleti kendi milliyetçilikleri dolayısıyla zarara uğratıyorsa o millet de kendi milliyetçiliğine sarılmak durumundadır. Ben milliyetçiyim diyorsa birisi, birileri onun milletine bir şeyler yaptığındandır. Milliyetçilik milletin uğradığı zararla izah edilebilecek bir şeydir. Türk milliyetçiliği dediğimizde İslam’ın Türklerden başka sığınacak yeri kalmaması sebebiyledir. Haçlı Seferleri Müslümanlara karşı değil, Türklere karşı yapılmıştır. Tarih kitapları da Haçlı Seferleri’nin başarısızlığının mimarı olarak Türkleri göstermektedir. Türk varlığı dünyadaki istismar ve gasp düzenine karşı bir blokaj idi. Türk milliyetçileri bu sisteme; gasp tecavüz ve yağmalama sistemine karşı insanlardır.”

(http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=1101&KID=2)

İstiklâl Marşı Derneği’nin resmi internet sitesinde yayınlanmış bir görüntü kaydına da işaret etmek istiyorum. 30 Mart 2013 günü Konya TV’de Genel Başkan İsmet Özel ve Konya Şubesi Başkanı Mustafa Deveci’nin katıldığı “Güncel Takip” programının görüntü kaydında İsmet Özel şöyle konuşuyor:

Milliyetçiliğine yakın değiliz. Biz milliyetçiliğin ta kendisiyiz. Sanmayın ki birisi “ayaklarımızın altına alıyorum” dediği zaman biz de ağzımızı açacağız. Biz Türk milliyetçiliğinin tam göbeğindeyiz. Türk milliyetçiliğine laf söyleyenlerin hepsini ayaklarımızın altına alacağız. Kur’an hayatımızda en önemli şey olduğu zaman Kur’an’dan aldığımız kelimelerle konuştuk. Hayatımızı İslam’dan olmayan bir meşrep üzere devam ettirdiğimiz için bu kelimeler var… Hamamı terk ettiğimiz için banyomuz. Var benim çocukluğumda evimizde iki tane gusülhane vardı… Biz dünyamızı ne hale getirdi isek dilimizi de o hale getirdik. Milli bir hayatı yok ederek milliyetçilik zaten yapılmaz. Milliyetçilik demek milli bir hayatın esas olduğunu kabul etmek ve bunu yıpranmaz halde muhafaza etmeye çalışmak demek. İnsanlar hem Türk Milliyetçisi olacaklar hem de Türk olmayan bir yaşama biçimini meşru sayacaklar. Bu mümkün değildir.

(http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Video.aspx?VID=67)

Bir de şu: “Seminerin (Kâfirler ve Türk Milliyetçileri adlı seminer programı 8 Kasım 2014 Cumartesi) ilk celsesinde söz alan İstanbul Şube Başkanı Lütfi Özaydın millet mevzuunda bilhassa eğitim düzeninin meydana getirdiği çarpıklık sebebiyle insanların kafalarının karışık olduğuna işaret ederek konuşmasına başladı. Mızraklı İlmihal’deki millet tarifi muvacehesinde, din ile milletin ayniliğine işaret eden Lütfi Özaydın bütün peygamberlerin aynı millete mensup olduklarını, başka milletlerin varlığının küfrün tek millet oluşu çerçevesinde yer alabildiğini ifade etti.”

(http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=1101&KID=2)

***

Uzun bir alıntı yağmuru oldu farkındayım. Meramımızı anlatmaya geçmeden önce Ahmet Turan Alkan’ın 29 Kasım 2010 tarihli Zaman Gazetesi’nde yayınlanan “Milliyetçilik değil, milletçilik!” başlıklı yazısında girizgâh olarak görünen ve devamı gelmeyen bir kavramlaştırmaya da işaret etmek isterim.

Ahmet Turan Alkan şöyle diyor: “Türk milliyetçiliği tâbiri, açıkça “Türk milleti”ne gönderme yapıyor; buna mukabil kendini Türk milliyetçisi sayan pek çok insanın kavramdan ne anladığını sorunuz; onlar sadece etnik Türk topluluğunu değil çok daha geniş bir içtimai heyeti kasdediyorlar.  Milletle milliyet kavramını aynı şey saymak yanlıştı halbuki. Milliyetçiliği (Nationalizm) batıdan aldık. Kelimeye bakıp milliyetçilik diye tercüme ettik. Nation’un karşılığı etnik mânâda “budun, ulus”; milliyetçilik ise Nationalism. Oysaki bizi tarif eden batılı kavram nation değil” (Alkan Ahmet Turan, Zaman Gazetesi, 29 Kasım 2010)

***

Şimdi notumuzu tarihe düşelim:

İsmet Özel’in “Biz Türk Milliyetçiliğinin tam göbeğindeyiz” ifadesi kendi söylemi ile çelişmektedir. İsmet Özel, “Türk” kavramına yüklediği anlamla kastettiğinin “millet varlığı” olduğunu ileri sürmektedir. Nitekim yukarıdaki alıntıda da görüleceği üzere İstiklâl Marşı Derneği İstanbul Şube Başkanı Lütfi Özaydın da millet mevzuunda bilhassa eğitim düzeninin meydana getirdiği çarpıklık sebebiyle insanların kafalarının karışık olduğuna işaret ederek ne  demişti?: “Mızraklı İlmihal’deki millet tarifi muvacehesinde, din ile milletin ayniliğine işaret işaret etmek zarureti vardır; bütünpeygamberler aynı millete mensuptur, başka milletlerin varlığı küfrün tek millet oluşu çerçevesinde yer alabilir.”

Yani, “biz Müslümanlar tek milletiz!”

Bu durumda İsmet Özel’in “millet” savunuculuğu ile kast ettiği anlam “Türk milliyetçiliği” kavramıyla değil olsa olsa“Türk milletçiliği” kavramı ile verilebilir.

Nitekim Türkiye’nin Türkiye’nin kurucu metinleri “Türk” kavramını böyle anlamıştır:

1924 AY’sı Madde 88-

Türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir.

1961 AY’sı Madde 54-

Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes “Türk”tür.

1982 AY’sı MADDE 66-

Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes “Türk”tür. 

Anayasa metinlerine giren bu ibare Lozan Anlaşması’nın gereğidir.

Lozan Antlaşması’yla Hıristiyan azınlıklar “azınlık” olarak kabul edilmiş, fakat farklı mezhepten Müslümanlar; hangi etnik kökenden gelirlerse gelsinler ve hangi mezhepten olurlarsa olsunlar, azınlık olarak değerlendirilmemişlerdir.

Bu anlamda 1924 Anayasası etnik temelli bir “Türk” tanımı getirmemiştir.

“Anadolucu” yaklaşımın kabul ettiği “Türk” kavramının kökeni Lozan ve 1924 Anayasasıdır. 1961-1982 Anayasalarında bu tanım korunmuştur.

Bu nedenle anayasaların en kritik maddeleri “Türk” tanımı yapan maddelerdir.

Lozan’da Türkiye’nin azınlık tanımı dinidir. Yani gayri Müslimler azınlık sayılmış, Türk olmayan Müslümanlar (Türkmen-Kürt-Çerkez-Boşnak-Arnavut-Arap vb.) azınlık sayılmamıştır. Çünkü onlar Müslümandır. “Tek millet”dir.

Balkanlardaki “Türk sorunu” da bu çerçevede görülmüştür. Bütün Müslümanlar “Türk” sayılmıştır.

Diğer taraftan Anadolu’daki Ortodoks Hıristiyan etno-Türk Milli Mücadeleyi desteklemelerine rağmen Rum diye Yunanistan’a verilmiş ve bu etno-Türk öbek mübadele sonrasında gönderildikleri topraklarda Rumlaştırılmıştır. Özellikle Karaman Hristiyan etno-Türkleri bunlardandır.

İsmet Özel, yukarıda verdiğim alıntıda da görüleceği üzere “Milliyetçilik demek milli bir hayatın esas olduğunu kabul etmek ve bunu yıpranmaz halde muhafaza etmeye çalışmak demek” şeklinde bir tanım yapmaktadır.

Yaptığı tanımda “milli bir hayatın esas olduğunu kabul etmek” şeklindeki ifadenin savunusu ancak “milletçilik” terimi ile karşılanabilir. Oysa O, “milliyetçilik” terimi kullanarak “nation”a sapmaktadır. Hattâ “Yani birileri milliyetçilik yapıyorsa mecburen ona karşı milliyetçilik yapma zarureti doğmuştur” beyanıyla “etnikçilik” tavrını meşrulaştırmak istemektedir.

İsmet Özel, klasik “Türk Milliyetçiliği”nin söyleminin içeriğini hem Anadoluculukla boşaltıyor ve hem de yeniden “Milliyetçilik”le dolduruyor. Klasik Türk milliyetçiliği söylemine eklemleniyor. Diğer taraftan “Kur’an’dan aldığımız kelimelerle konuştuk” diyor. Bu yanlıştır.

İsmet Özel gerçekte, “Anadolucu” argümanları kullanmaktadır. Ancak bu argümanları “Türk Milliyetçiliği” kalıbı içinde vererek “Anadoluculuğu” flulaştırır. İsmet Özel’in “milliyetçilik” kavramını kullanması ülkede başka etno-milliyetlerin varlığını zımnen kabul ettiğini, tevil-i ikrarda bulunduğunu gösterir.

Osmanlı’da millet sistemi gereği Rum-Musevi-Ermeni-Süryani öbekler “millet” idi. Ama milliyet değildi.

İsmet Özel “milletçilik” kavramı üzerinden fikir üretseydi Anadolunun İstiklal savaşıyla “tek millet” olduğu şeklindeki fikrini bütün konuşmalarında-yazılarında muhkem kılardı. Gerçekleşmemiştir. Buna niçin işaret ediyoruz? Çünkü İsmet Özel, 12 Mart 2011 tarihinde Niğde’de “İstiklâl Marşı’nın Hayatımızdaki Yeri” başlıklı bir konferansta “Müslümanlığın ‘Allah indinde din’ olmaktan çıkarılmasına hizmet edenlere ‘Müslüman’ denildiği bir ortamda ‘Türk’ adını tercih etmenin hususi bir yeri olduğunu ve Türk Milleti’nin dini ile milliyeti kaynaşmış tek millet olduğunu” ifade etmiştir.

12 Mart 2011 tarihli bu konuşmasının  İstiklâl Marşı Derneği resmi internet sitesinde yer alan haber metninde şu ifadeye yer veriliyor: “İstiklâl Marşı’nın bir parçası olduğu İstiklâl Harbi’nin “Bağımsızlık Savaşı” veya “Kurtuluş Savaşı” şeklinde tesmiye edilmesinin yanlışlığını da dile getiren Genel Başkan İsmet Özel, Türk Milleti’nin zaten bağımsız olageldiğini, olsa olsa Osmanlı idaresinden kopan diğer milletlerin bağımsızlıklarını kazandığından bahsedilebileceğini ifade (etti).”

(http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/Yazi.aspx?YID=303&KID=4&PGID=0)

İsmet Özel niçin millet varlığına işaret ettiği halde “milletçilik” kavramını kullanmamaktadır? Milletçilik, Anadolu’nun düzenidir.

Bilindiği üzere İsmet Özel’in “Anadoluculuk” hakkında beyanları olumsuzdur. Ancak son kertede İsmet Özel’in “Türk-millet” kavramlarını inşa ettiği toprak “Anadolu”dur.

İkinci bir husus da şu: Yukarıdaki alıntıda da görüleceği üzere İsmet Özel, Osmanlı’nın Batı feodalitesi karşısında bir düzen teşkil ettiği fikrini zikretmiştir. Bu düzen hakkında da şöyle demişti: “Bu düzen İslamî bir düzen değildi, zirabunun İslâmî olmamasına İlmiye, Kalemiye ve Seyfiye’den oluşan Sunuf-u Devlet sebep oldu. Zira İslâmî bir düzen bu sınıfların muhtariyetlerine, imtiyazlarına müsaade etmeyecekti. İslâmî olmamasına rağmen bu şekilde meydana getirilen Türk düzeni, kâfirler karşısında bir üstünlük ve parlaklık elde etmişti.”

Bu değerlendirme İsmet Özel’i iddiasından vurmaktadır. Zira,

İsmet Özel Yeniçerilerin devşirme olduğunu bilmektedir. İsmet Özel Yeniçerilerin Bektaşi olduğunu da bilir. Demek ki kafirle çarpışmayı göze alan Yeniçeri, Bektaşidir. Üstelik İsmet Özel’in yukarıdaki beyanına göre “Türk düzeni” İslâmî de değildir.

Diğer taraftan:

Anadolu çiftçisinin kafirle çarpışmadığını, çarpışmayı göze de almadığını; çünkü, kafirle çarpışanın “Tımarlı Sipahi” ya da “Yeniçeri” olduğu hatırlanmalıdır.

Anadolu ahileri ve tımardaki çiftçiler kafirle çarpışmamışlardır.

Sipahiler de çiftçi değildirler, asker-leşkerdirler. Anadolu Müslüman köylüsü silahsız bir varlıktır. Anadolu’da köylü de esnaf da kafirle çarpışmamıştır. Tımarlı Sipahilik ve Yeniçerilik tasfiye edildikten sonra köylüler askere alınmışlar; Yemen’e, Kafkas Cephesi’ne vs. Gönderilmişler geri de dönememişlerdir. Bunlar asker değildir.

Yeniçerilerin Ermeni-Rum kökenli devşirme olduğu gerçeği karşısında İsmet Özel’in fikri çıkmaza girmiştir. Batı (kafir) ile çarpışan, çarpışmayı göze alan kimdir?

İsmet Özel Bektaşileri de reddetmekte idi. Peki kafir Batı ile çarpışan devşirme (Ermeni-Rum kökenli) Bektaşileri (Yeniçerileri) nereye koymaktadır?

Şimdi gelelim sözün hitamına:

Millet = din toplumu demektir. Bunu yukarıda gördük ki Lütfi Özaydın da teslim etmektedir.

Bu durumda,

Ermeniler “millet”tir; Rumlar “millet”tir. Milliyet değildir. Millet = din toplumu demektir. Müslümanlar da tek millettir.

O halde İsmet Özel’in argümanlarından şu çıkmaktadır: 1) Osmanlı sistemi Türk düzeni kurduğu halde İslâm’a aykırı bir sistemdir; 2) Bektaşiler (Yeniçeriler) Ermeni-Rum kökenli devşirmeler olduğu halde kafirle çarpışmayı göze almışlardır; 3) Türk milleti tımar-ahi sisteminde yer aldığı için bu çarpışmaya girmemiştir. Yani kafirle hiç savaşmamıştır; 4) Millet varlığının savunusu “milliyetçilik” kavramı ile değil “milletçilik” kavramı ile açıklanabilir.


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...