Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

MÜSLÜMANLAR NİYE GERİDİRLER

0 55

islam ve bilim

 

Müslümanlar acaba geri midirler? Bunu sorsak hemen itirazlar başlayacak. Bunu o kadar açık bir gerçek sayacaklar ki benim aklımdan şüphe edecekler. Müslümanlar kesin geridir. Baksana hallerine. Ne bilim, ne sanayi, ne teknoloji, ne ekonomik ve ne de askeri güçleri var. Perişan ve yoksuldurlar. Üstelik karmaşa ve anarşi içinde debeleniyorlar. Birbirleriyle kavga ediyorlar. Ülkelerini terk edip başka yerlere göçüyor, denizde boğulup ölüyorlar. Zulüm, baskı ve şiddetin en çok bulunduğu, adalet ve hukukun hiç olmadığı yerdir İslam ülkeleri. Şimdi sen bunları geri saymıyor musun diyecekler.

Görünüşte bu çok haklı ve makul görünüyor. Çünkü biz böyle düşünmeye alıştırılmışız. Görünüşten ötesine geçemiyoruz. Hâlbuki en aldatıcı gerçekler bize en çok açık görünenlerdir. Telkin ve propaganda ile beyinleri uyuşturulduğundan ve hatta felç edildiğinden kitleler kendi başlarına düşünemezler. Kendilerine ne gösterilirse onu görür, onu gerçek sayarlar. Yanılgı şuradan geliyor. Gelişme, ilerleme ve kalkınmadan anlaşılan şey sadece maddidir. Yani insan maddi refah bakımından ilerlemişse başka bir şeyin gerekliliği düşünülmüyor ve sanki hiçbir sorun kalmıyor gibi algılanıyor.

Adına insan dediğimiz varlığın ilerlemesinin asıl vasfının insani ilerleme olması gerekmez mi? İnsani ilerleme temel ve diğer ilerlemeler belki bunun bir yan ürünü olmalıdır. İkisi beraber olursa elbette daha iyidir. Fakat bunlardan birini diğerine rağmen tercih etmek gerekirse bu elbette insani olan olmalıdır. Çünkü biz insanlığımızı kaybettikten sonra diğer ilerlemelerin ne kıymeti kalır. O bize ait olmayan bir ilerleme olur. Bir ülkede baraj, yol, köprü, fabrika, bilim, teknik, metro, gökdelen o ülkenin insanlıkta ileri olduğunu göstermez. İnsanlar birbirlerine nasıl davranıyorlar, asıl olan budur.

Paradoksal bir şey daha söyleyeceğim. Vahşileri ilkel sayıyoruz, acaba onlar ilkel mi? Neden onları ilkel sayıyoruz. Kendimize göre kıyaslayarak mı? Bizim sahip olduğumuz aletlere onlar sahip olmadıkları için mi? Bilim, teknik ve icatlar aklın eseridir. Bunun insanlıkla alakası yoktur. İnsanın ayrıca dine, ahlaka ve sanata ihtiyacı var ki insan olsun. Bilge Kral Aliya İzzet Begoviç’in de dediği gibi bilim ahlak doğurmaz ve din de ilerleme sağlamaz. Müslümanların maddi ilerlemeyi gerçekleştiremedikleri için dinlerinden şüphe etmeleri yanlıştır. Din bize insanca yaşamayı öğretir, maddi kalkınmayı değil.

Müslümanlar telkin ve propagandanın etkisinde kendilerine olan güvenlerini kaybettiler. Teknik, bilimsel ve ekonomik üstünlüğü yakalayamadıkları için dinlerinden ve kültürlerinden şüphe etmeye başladılar. Hâlbuki yanılıyorlardı. Şimdi daha çok yanılıyorlar. Müslümanlar üstün oldukları için kaybettiler. Üstün olanlar her zaman ilerde olmaz. Dürüst bir tüccar hile yapamadığı için fazla kazanamaz. Bundan yüz sene önce o kadar zayıflığına rağmen Müslüman ahali Batıya göre daha insanca yaşıyordu. Esas kaybettiğimiz noktanın farkında değiliz. Kazandığımızı sandığımız noktada kaybediyoruz.

Düşünürlerin kabul ettiği gibi her kültür orijinal bir şeydir. Bir dünya görüşünün etrafında teşekkül eder. Bunun mutlaka uygarlık yaratması gerekmez. Antropologlar en ilkel insanların kültürlerinin de emsalsiz ve orijinal olduğunu söylüyor. Yerde yemek ve elle yemek yemek kültürel olarak bir ilkellik değildir. Kültür taklit edilmez. Mağaralarda yapılan resimlerle bugünküler arasında sanat değeri bakımından bir kıyas yapılamaz. İnsanlığın ilerlemesi maddi ilerleme ile paralel değildir. Hatta belki de tam tersidir. İnsanlığın en büyük destanları, trajedi ve dramları geçmişte yazılmıştır.

Bugün bize en çok lazım olan şey kendine güvendir. Kendine inanmaktır. Değerlerine sahip çıkmaktır. Maddi ve teknik kalkınma mutlak bir amaç ve ideal olamaz. Ve bu insanların huzur ve mutluluğunu da sağlamaz. İnsani ve İslami değerlerimizi anlayıp onlara sahip çıkmaktan başka bir şeye ihtiyacımız yoktur. Yeryüzünde en büyük insani medeniyeti yaratan bu dinin hiçbir şeyi yoktu. Müslümanların bilimi ve tekniği yoktu, hatta büyük ekseriyeti okuma yazma bilmiyordu. Ümmi insanlardı. Bunlar ikinci, üçüncü belki de sonuncu faktörlerdir. Her şeyin başında bir şeye inanmak ve güvenmek gelir.

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...