Düşünce, Haberler, Köşe Yazısı, Yazılar

İSMET ÖZEL ve MEHMET AKİF

0 634
akif

İsmet Özel’in Mehmet Akif hakkında düşündüklerini de “İslamcılık” meselesi ekseninde gündeme getirmek faydalı olacaktır. İsmet Özel, Mehmet Akif’i İstiklal Marşı dışında yazdıkları bakımından referans olarak kabul etmemektedir. Bu kapsamda İsmet Özel’in “medeniyet” kavramını reddetmesi de tutarlıdır. “Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar” ve “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” dizelerinde Mehmet Akif’in durduğu yer ile İsmet Özel’in “Üç Mesele”de açmaya çalıştığı düşünce birbirine mutabıktır. Bu nedenle İsmet Özel medeniyet, Akif, Türklük, Hakikat-i Muhammediye gibi kavramları bilinçli bir tutarlılıkla ileri sürmektedir. İsmet Özel Üç Mesele’de şunu yazmaktaydı: “Hâlâ kurtulamadığımız bir hastalık kemirmektedir zihinlerimizi. Batı’nın maddi, yani teknik gücü karşısında yılgınlık. Bu yılgınlık çıkış yolu arayan birçok düşünce adamına göre şöyle bir çözümü ilham etmiştir: Çağın (Yani Batı’nın) maddi gücünün esası olan teknolojiyi benimseyelim ama onun ahlâkî ve fikri değerlerini kendimizden uzak tutalım. Bu konuda Japonya örneği de dillere pelesenk edilmiştir. İlk bakışta son derece yerinde bir çözüm yolu olarak görünen ve birçok insanın samimiyetle gerçekleşeceğine bel bağladıkları bu yaklaşım aslında meseleyi hiç anlamamaktan doğan bir ifadedir (…) islam değerlerinin çağımızın bilim ve teknik kafasıyla birleşip beraber yaşayacağını ummak bir avuntudan ibarettir (…) Açıkça ve şuurla kavramamız gereken nokta Batı’nın inancı, felsefesi, bilimi ve tekniğiyle bir bütün olduğu ve reddedilecekse tümden, kabul edilecekse yine tümden kabul edilmesi gerekeceğidir” (Özel, 1984: 53-54). Görüleceği üzere İsmet Özel 1970 sonlarında (kitabın ilk baskısı 1978) Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nda durduğu yerdedir. Bu, ilginç bir durumdur; Türkiye’de Nurettin Topçu gibi soy bir yazar bile İsmet Özel gibi Mehmet Akif’i tefrik ederek alamamış, düşünce tutarlılığını sağlamak bakımından “Akif’in hangi fikirlerini feda etmeliyiz?” nazarından meselesini koyamamıştır. Nurettin Topçu ile İsmet Özel arasındaki bu “tavır koyma” ayrışmasının şaşırtıcı olduğu teslim edilmelidir. 

 

Nurettin Topçu da İsmet Özel gibi Batı’nın tekniğini almayı reddediyordu: “Zira düşmanın silahlarını kullanmak onun kadar haksız, onun kadar zalim ve zayıf olmaktır. Nitekim öyle oldu: Arada kaybedilen ruhumuzdu” (Topçu, KM, 1998: 35); “Çok defa şöyle denir: ‘Avrupalılar ilimde, fende ilerlemişler ama Avrupa’da ahlâk çok düşük. Bizim ahlâk kıymetlerimiz onlarınkine üstündür. Avrupa’nın iyi şeylerini alalım. Ama ahlâkını asla almayalım.’ Bu âdi ve amiyane müşahade mahsulü sözleri söyleyen münevverlerimiz de az değildi. Halbuki âdi ve amiyane müşahade ile ilim yapılamazdı” (Topçu, KM, 1998: 40). Görüldüğü gibi Topçu, “Batı’nın ilmini alalım, ahlâkını almayalım” fikrini reddetmektedir. Oysa Akif “Eğer bütün kuvvetimizle düşmanlarımızdan daha kuvvetli olmaya çalışmazsak; eğer memleketimize Batı medeniyetinin rezillikleri yerine fennini, sanatını sokamazsak ne olacağız bilir misiniz? Allah esirgesin milletlerin maskarası, Müslümanlığın yüz karası!” (Akif, 2010: 360) demektedir. Görüleceği üzere Nurettin Topçu, “düşünce namusu-tutarlılığı” kapsamında Akif’i de içine alan geniş bir entelektüel çevreyi “âdi ve amiyane müşahade mahsulü sözleri söyleyen münevverler” genellemesine tabi tutmak durumunda kalmıştır. Ancak Nurettin Topçu, Akif’in adını anmak gerektiğinde bu tutarlılığı gösteremez: “Beni kucaklayan mübarek varlıkların arasında Mehmet Akif’ler, Hüseyin Avni’ler, Ali Şükrü’ler vardı” (Topçu, YT, 1997: 323). 

 

İsmet Özel ise Akif’in Safahat’ındaki ve Düz Yazıları’ndaki görüşlerini kabul etmez. İstiklâl Marşı metnini yazan Akif ile Safahat’taki diğer Akif’i tefrik eder: “İstiklâl Marşımızın şairinin sözü hatalı bir sözdür bana göre: “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı / Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.” Böyle bir şey olmaz. Bu şu demek: ilhamını Kur’an’dan alacaksın ve asrın idrakine millet nasıl anlıyorsa İslâm’ı öyle söyleyeceksin. Böyle bir şeyle hem yükümlü değiliz, hem de bunun altından kalkamayız” (Özel, BİY-1, 2012: 303). 

 

İsmet Özel’in Akif’e yönelik tavrı sadece İslâm-teknoloji/bilim ilişkileri bakımından ortaya çıkmış değildir. İsmet Özel, Akif’in “selefilik-İslâmcılık” bağlantılarını da eleştirir: “Bizi selefilik numarası atan insanlar da kandırdılar, modernist İslâmcılar çok çok kandırdılar, alçakça kandırdılar. Şimdi bir hadis-i şerifte belirtilen durum içerisindeyiz. (Bir kere bize yaptıkları en büyük kötülük hadis-i şeriflerin önemini inkâr etmeleridir. Bizim İstiklâl Marşımızın şairi de bu yoldan gidenlerdendir, hiç merak etmeyin. Ona kıyak geçecek değilim. M. Akif, Abduh çizgisinde bir adamdı. Onlar da Allah selamet versin (…) diyeceğimiz insanlar: Afgani, Abduh)” (Özel, BİY-1, 2012: 207-208).

 

İsmet Özel, İstiklâl Marşı dışında Mehmet Akif kabul etmemektedir. İstiklâl Marşı konusunda ise şöyle der: “Türk milleti Mehmet Akif Ersoy’un bedenini kullanarak bu şiiri yazdı (…) Bu şiir Mehmet Akif Ersoy’un eseri değildir (…) Bu Mehmet Akif’in yazmak zorunda kaldığı bir şiirdir. Bunu millet yazmıştır. Millet benimsenmiş bir tasarımdır. Yani, bir millete mensup olmak tasarlanmış bir şeyi kendisi tasar tasarlamış kabul etmektir. Tasarlanmış bir şey var: Milletin istiklâli. Bunu Mehmet Akif kendim tasarladım sanıyor. Başkaları da Mehmet Akif tasarladı sanıyor. Böyle bir şey yok. Bu bir tasarıdır ve tasarı millete aittir” (Özel, BİY-2, 2013: 224).

 

İşte böyle. İsmet Özel İslamcı değil.

 

-        Akif Mehmet, Düzyazılar Makaleler Tefsirler Vaazlar, Beyan Yayınları, 2010

-        Özel İsmet, Üç Mesele, Dergâh Yayınları, 1984

-        Özel İsmet, Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklâl Yürüyüşü (BİY-1), c: 1, Tiyo Yayınları, 2012

-        Özel İsmet, Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklâl Yürüyüşü (BİY-2), c: 2, Tiyo Yayınları, 2013

-        Topçu Nurettin, Kültür ve Medeniyet, Dergâh Yayınları, 1998

-        Topçu Nurettin, Yarınki Türkiye, Dergâh Yayınları, 1997


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...