Düşünce, Köşe Yazısı, Yazılar

AKLIN MAHİYETİ HAKKINDA

0 80
aklin-mahiyeti-nedir

Bana göre akıl her türlü anlama ve bilme faaliyetinin adıdır. Düşünme, anlama, sezme, kavrama, duyma hepsi akıl faaliyeti içinde cereyan eder. Bazılarının sandığı gibi akıl sadece teorik ve soyut bir düşünme işlevinden ibaret değildir. Düşünme ve muhakeme zihinsel faaliyetin ancak bir kısmını teşkil eder. Akıl bütün zihinsel ve ruhsal faaliyetlerimizin bir bileşkesidir. Akıllı insan sağduyulu insandır. Akıl toplumsal bir özelliktir ve toplumda oluşur.

Akıl zekâdan farklı bir şeydir. Zekâ alet yapmayı, bir sanat öğrenmeyi sağlar. Zeki olan her insan akıllı olmayabilir. Zekâ bireysel, akıl toplumsal bir nitelik olarak kabul edilir.  Mesela bir insanın gelirinden fazla harcama yapması akla yani sağduyuya aykırıdır.  O adam çok zeki de olabilir. Akıl muhakeme yapma, kıyaslama yetisidir. İki şeyi birbiriyle kıyaslar, ilişkiler kurar ve bağlar.  Mesela bir çocuk ilk olarak eli ateşe dokununca ağrı ve acı duyar ve hemen elini çeker. Burada ateş ile ağrı ve acı arasında bir bağlantı kurulmuştur. Yani biri sebep, biri sonuçtur.

Akıl sadece ilişki kurmadan ibaret değildir elbette. Daha komplike ve üstün özellikleri de var. Akıl duyumları, hayalleri ve sezgileri bir bütün olarak kullanır ve yaratıcı olur. Son Çağ Batı düşüncesinin doruğu ve biliminin felsefi temellerini atan Kant’a göre akıl, duyular vasıtasıyla gelen malzemeyi kendi kategorileri ile düzenleyerek bilgi haline getirir. Zihinde on iki kategori vardır. Bunlar öğrenilmemiştir, doğuştan vardır. Zihin bilginin kalıbını, duyumlar ise içeriğini teşkil eder.

Bizim bilgimiz izafi bir bilgidir. Eşyanın ve olguların bizce bilinen bilgisini verir. Hiçbir zaman aslını ve özünü vermez. Mutlak bilgiye ulaşmada yeteneksiziz. Biz Kant’ın tabiri ile fenomenin yani olayların bilgisine ulaşabiliriz, numen’in bilgisine ulaşamayız. Akıl neyi bilebilir, neyi bilemez yani epistemoloji son çağlardaki felsefenin en temel sorunlarından biridir. Yeniçağın başından günümüze kadar en çok üzerinde durulan konu bildiklerimizin gerçeğe ne kadar uygun olduğudur.

Kant’a göre akılla metafizik yapmak yani Tanrılığın bilgisine ve mutlak hakikate ulaşmak mümkün değildir. Aklın böyle bir gücü ve yeteneği yoktur. Çünkü metafizik hiçbir şarta bağlı olmayan mutlak ve değişmez bilgiyi ifade eder. İnsan ise ancak tecrübesinde olanı tanır. Öte yandan Kant insanın inanç ve ahlak ihtiyacını da görerek aklın bu yetersizliğini aşmak için yollar aramış ve bunu “pratik akıl” dediği başka bir yolla yapmıştır. Bu konudaki kitabının adı “pratik aklın eleştirisi” dir.

Ona göre aklın yapamadığını irade yapabilir. Yani insan eylemi içinde Tanrılığı ve ahlakı tanıyabilir. Aklını ve kendini böyle aşabilir. Din, Tanrı ve ahlak yaşam içinde var olur. Teorik akılla Tanrıya ve ahlaka ulaşılamaz. Kant’ın düşüncesinin özeti budur. Günlük işlerimizde işe yarayan akıl mutlak’ı kavramaya çalıştığında çamura saplanan eşek gibi olur, bir adım ileri gidemez. Akıl kendi kendini çürütür, tahrip eder. Bunun en açık delili günlük dilde pek çok bulunan ikilemler ile felsefe dilinde bulunan paradokslar ve antinomilerdir.

İkilemler ve paradokslar çoktur fakat antinomiler -Kant’ın deyişini esas alırsak- dört adettir. O bunlardaki zıtlıkların uzlaşamayacaklarını söylemekle beraber bir şekilde hal yolu bulur. Ona göre bu antinomiler mutlak olanı izafi gibi, izafi olanı da mutlak gibi algılamak isteyişimizden doğar. Mesela özgürlük ile nedenselliği uzlaştıramayız. Nedenselliği izafi âleme, özgürlüğü mutlak âleme ait sayarsak o zaman anlamak biraz kolaylaşır.  Özgürlük kendi başına kavranılamaz.

Paradokslar ve ikilemler aklın ve mantığın yetersizliğinin en açık delilleridir. Bunları düşünerek çözemezsiniz. Çünkü kendi zıtlarını içlerinde taşır, kendilerini çürütürler. Mesela “bir şey biliyorum o da hiçbir şey bilmediğimdir” veya “az çoktur” sözü bir paradokstur. İnsan burada biliyor mu, bilmiyor mu belli değil. Keza meşhur misaldeki gibi bir Giritli “bütün Giritliler yalan söyler” dediğinde yine onun doğru mu yalan mı söylediğini anlayamayız.

İkileme (dilemma) de bir misal verelim. Robespiyer’e ait şu söz ikileme dair güzel örneklerden biridir. Arkadaşı Danton’u idama gönderirlerken o akşam çok sıkıntılıdır. Karısı sebebini sorunca ona diyor ki: “Biz ihtilalı yaşatmak için kan dökmek zorundayız. Kan dökünce ihtilalın amaçlarından uzaklaşıyoruz”. Türkçede bunu en iyi “yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal” sözü ifade eder.

Sokrates aklın bütün insanlarda aynı ve değişmez olduğunu savunmuş ve bunun için hayatını ortaya koymuştur. Ona göre doğru ve hakikat tektir, zamana ve topluma göre değişmez. İnsanlar iyi ve doğru düşünürlerse hakikate ulaşabilirler. Mücadele ettiği sofistler ise “insan her şeyin ölçüsüdür” diyor, hakikati izafileştiriyorlardı. Onlar doğrunun ve hakikatin zamana ve zemine göre değiştiğini, herkesin doğrusunun ayrı olduğunu, sonsuz sayıda doğrular bulunduğunu iddia ediyorlardı.

Aklımız bizim en kişisel niteliğimizdir. Onu kimseye bırakamayız. İnsan hem düşünerek ve hem de eylemde bulunarak aklının sınırlarını genişletir. Akıl analiz ve sentezle gelişir, sebep sonuç arasında ilişkiler kurar. Aklın gözlem ve tecrübeye ihtiyacı vardır. Daha çok yaşayanın daha iyi anlaması ve akılca olgunlaşması inkâr edilemez. İnsanlar hayatlarının ikinci yasında daha doğru, kapsamlı ve derin düşünme yeteneği kazanır, fotoğrafın tamamını görürler.

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...