Düşünce, Köşe Yazısı, Yazılar

SEMBOLLERLE DÜŞÜNMEK

0 234
dusunce-2

Biri zihnin bir soyutlama işlevi, diğeri ruhun en derin faaliyetinin sembollerle ifadesi olarak iki türlü düşünme vardır. Birine mantıksal düşünme, diğerine sembolik düşünme diyoruz. Mantıksal düşünme bilimin ve bilginin temelidir, sembolik düşünme sanat ve edebiyatın ve dinin dilidir. Esasında insan bütün varlığı ile düşünür, bütün zihinsel ve ruhsal faaliyetleri düşünmeye katılır. Ama bazen biri diğerine üstün gelir veya bazı insanlarda biri başattır. Her hareketimizde mantığın, duygunun, iradenin katılımı vardır.

Mantıksal düşünmede zihin, beş duyu vasıtası ile tabiattan aldığı izlenimleri terkip ve tasnif ederek tabiatı tanımaya çalışır. Benzer olan öğeleri birleştirir, genelleştirir ve soyutlaştırır. Buna kavramlaştırma diyoruz. Bütün zihinsel faaliyetler bu işlevin sonucudur. Burada mantık, muhakeme ve kıyaslar vardır. Mantıksal düşüncede duygular ikinci plandadır.  Bu tarz düşünce bilim geliştiğinden beri önem kazanmıştır. İnsanın en önemli faaliyetinin mantıksal düşünmek olduğu ileri sürülmüş ve buna inanılmıştır.

İnsan en derin düşüncelerini ve ruhsal tecrübelerini ifade etmek istediğinde akıl yetersiz kalır, meramını ifade etmek için semboller kullanır. Semboller gerek bir işlevi, gerek bir nesneyi anlamca zenginleştirir, gücünün çok üstüne çıkarlar. Bireyin ruhunda cereyan edenleri ancak semboller ifade etmeye yardımcı olur. İnsanların çoğu somut ve sembolik düşünür. Onlara gerçeği, gördükleri bir şey vasıtası ile anlatacaksınız. Soyut bir şeyi somut nesnelerle ifade ederler. Esasında dil bile sembolik bir şeydir.

Edebi metinlerde temsiller, alegoriler, mecazi kullanımlar vasıtası ile anlatılmak istenen şey daha iyi ifade edilmiş olur. Düz ve mantıksal ifade yeterli değildir. Birçok şair ve yazar düşünce ve duygularını ifade için kelimelerin yetersizliğinden şikâyetçi olmuştur. Bir edebiyatçı ele aldığı nesneyi tasvir eder onu ruhta ve hayalde canlandırır. Romanda ve öyküde bir ağaç tasvir edilir, bir kişilik ve kimlik kazanır, önemli bir olayın öğelerinden olur. Hançer ihanetin; beyazlık saflığın, temizliğin, iffetin sembolü olur.

Bütün büyük hatiplerin, ediplerin, şairlerin dili böyledir. Kuran hep sembollerle konuşur. Sembollerin gücünü bildikleri için Mevlana’dan İkbal’e, Bediüzzaman’a, Cenap Şahabettin’e, Ahmet Haşim’e kadar bütün büyük adamlar bu dili kullanmışlardır. Semboller, masal ve mecazlar, mitler hakikati en etkili anlatmanın vasıtalarıdır. Folklor pek zengin sembolik malzeme ile doludur. Platon’un diyaloglarında bu itiraf edilir. Neden Mevlidin halk arasında bu kadar okunduğu ve tutunduğu üzerinde düşünmeli.

Jung psikolojisini sembolleri anlamak üzerine kurmuştur. O insan tecrübesinin en derini olan Tanrı ve Kutsal fikrinin ancak sembolik olarak anlatılabileceğini söyler. Eğer sembol gerçek bir tecrübeden çıkıyorsa ve ruhta yaşanan bir tasavvurun dışlaştırılmışı ise sonsuz bir güce sahiptir. Bir şeyi tanımlayıp sınırlarını belirleyen kavramın gücü yoktur. Siz onu ancak sembolik olarak düşündüğünüzde anlamını genişletmekte, derinleştirmekte ve zenginleştirmektesiniz. Ezan, bayrak, istiklal marşı semboldür.

Mevlana’nın Mesnevisinde her şey sembollerle anlatılır. Attar’ da, Yunusta, Akif’te, Nursi’de de hep semboller vardır. Kuran’ın sembolik ifadelerinin bolluğunu söylemeye gerek yoktur. Muhyiddin İbn Arabî Füsusü’l-Hikem adlı eserinde her bir peygamberin bir hikmet üzere yaratıldığını ve onun bir sembolü olduğunu söyler. Ahmet Haşim karanfili sevgiliyi hatırlatan bir sembol olarak kullanır: “Yârin dudağından getirilmiş, bir katre alevdir bu karanfil” der. Sezai Karakoç’un dili de sembollerle kurulmuştur.

Sembollerin gücü olgudan, realiteden ve yaşamaktan gelir; kendi başına bir anlam ifade etmezler. Hayal kurarak ve sembol icat ederek etkili olamazsınız. Ancak bir gerçeğiniz varsa semboller onu ifadeye yarar. Sembollerin dayandığı bir gerçeklik yoksa ibare literal manada anlaşılır, canlılığını ve gücünü kaybeder ve bir isimden ibaret hale gelirler. Bugün dini ve milli birçok sembol eski canlılığını yitirmiştir, insanları etkilemiyor. Sembol olmaktan çıkmış pek çoğu sönük birer işaret haline gelmişlerdir.

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...