Düşünce, Köşe Yazısı, Yazılar

DÜŞÜNMEDEN…

0 99
rüstem

Düşünmeden iman etmek…

İman bir şuur işidir. Şuur düşünme eylemiyle birlikte oluşur. Neye iman ettiğini bilmeden, iman ettiği şeyleri sürekli anlam zenginleştirme yoluyla genişletmeyen akıllar ile amel edilmez. İman, şahit olduğu her şeye karşı bir sorumluluk yükler. Bu sorumluluğun ilk aşaması düşünmektir. Düşünmeden iman edenler, karşılarına çıkan ilk engelde tökezlemeye, soru karşısında bocalamaya, sorun karşısında acziyete düşerler.

Düşünmeden konuşmak…

Konuşmak, düşünülenlerin sese- söze dökülmesidir. Konuşurken ağzından çıkan her kelimenin- cümlenin arka planı bir düşünme sürecine bağlı değilse ezber sözler, tekrar sözler, alışkanlık sözleri, bayat sözler, değersiz sözler, karşılıksız sözler, hedefine ulaşmayan sözler olmaktadır. Düşünmeden konuşanlar, kelimelerin- cümlelerin içini boşaltırlar.

Düşünmeden yazmak…

Yazmak, birikenlerin yazıya dönüşmesidir. Yazanlar, yazdıklarını bir düşünme ürünü değilse kendi kendilerini tekrar etmeye, eksilerini görmemeye, kendilerini geliştirmeden sürekli aynı sermayeden tüketmeye, yazdıklarının okuyucunun aklına- kalbine akmamasını doğurur.

Düşünmeden okumak…

Okumak, insan aklının soylu eylemidir. Okuduğu her mısra- kelime- cümle bir mesajın bütünlüğü ile içindeki Hakikat’e talip olmaktır. Düşünmeden okunulan metinler insan aklının kendi kendisine yüklediği yüklerden öteye geçmezler. Bu yüklerin altında bir zaman sonra ezilir. Oysa düşünerek okursa, metnin içindeki anlamları ayıklar. Hakikate denk düşenleri alır. Diğerlerini bırakır. Aldıkları ile düşünme çabasına zenginlik katar.

Düşünmeden yola çıkmak…

Yola çıkmak, yeniden bir çıkış için yola düşmektir. Umut biriktirilmiş, alınacak mesafelere doğru yola çıkış başlamıştır. Yola çıkarken, ne için ve nasıl yola çıkacağını bilmeyenler daha yolun ilk safhalarında başlarına gelenlerden dolayı şaşkınlığa düşerler. Panik yaparlar. Geri dönmeyi düşünürler, dönemezler.

Düşünmeden imza atmak…

İmza atmak, onaylamak ve yaşamayı kabul etmektir. Hayatta sürekli yeni tercihler insanın önüne sunulur. Söylenen söz, alınan karara imza atması istenir. İnsan söylenen sözü, alınan kararı düşünmende okursa neyi kabul, neyi red ettiğini bilmeden altına imza atar. Ve attığı imza bir ömür boyunca onun boynuna takılan boyunduruğa döner, esir alır.

Düşünmeden iş yapmak…

İş, insandaki enerjinin belli bir hedefe yönelerek açığa çıkmasıdır. İş yapmak, çoğu kez yalnız değil çoğunlukla beraber olmaktadır. Beraber hareket ederken insan muhayyilesinin düşünme çabasından çıkarak diğerlerine tabi olmayı seçtiğini çoğu kez görürüz. Birlikte hareket ederken kendi düşünce birikiminden feragat edenler bir kaybı göze almış demektir.

Düşünmeden itiraz etmek…

İtiraz etmek, tesbit- tahlil- bakış açısı- yaklaşım ve pratiğin gidişatına yapılan müdahaledir.  İtiraz- red edilecek şeyleri düşünmeden tavır takınanlar her seferinde kayıp bilançolarının ne kadar ağırlaştığını göreceklerdir.

Düşünmeden oynamak…

Oyun, insanın bir kaçış serüvenidir. Her geçen zaman içinde insanlar sürekli yeni oyunlar keşfetmeye çalışıyorlar. Oyunları oynamak için aklı devreden çıkarıp bedensel refleksler öne çıkarılır. Akla ihtiyaç duyulmaz. Oyun oynamak içinde düşünme tehdit olarak görülür. Düşünmenin devre dışı kaldığı oyunda arzular- hırslar devreye girer. İnsanı esir alır.

Düşünmeden Kabul Etmek…

Evet, ile başlayan kabuller hayat boyu insanı çepeçevre sarıverir. İnsanlardan, egemenlerden, sermayedarlardan, çıkarları olanlardan, şeytandan, öğretmenlerden, yazarlardan, alimlerden, şeyhlerden, arkadaşlardan ve daha nice kişi- kurum ve gruplardan teklifler her daim insanın karşısına çıkar. İlk “Evet”i insan Rabbine karşı söylemişti. Her kabul, bir sorumluluğu getirir. Bu sorumluluğu almadan ve bedeli ödemeden önce düşünmek her insanın asli vazifesidir.

Düşünmeden Red Etmek…

Hayır, sözü insanın bir şeyi kabullemeyişini, red edişini, tavır alışını gösterir. “La” bir insanın Müslümanlaşmasının ilk adımdır. “La” derken neye, nasıl, niçin Hayır dediğini bilmezse İnsan, Tevhid şuuruna eremez. İnsanların çoğunluğu Hakikatin gür sesinin kurtuluş çağrısına çoğu kez “Hayır” sözü ile yaklaştılar.

Düşünmeden söylenen sözler, yapılan fiiller, okumalar, kabuller, redler, yazılan yazılar bir anlam olamaz, değer kazanamaz, güce dönüşemez, irade beyanı haline gelemez. Düşünmeden yaşanan hayat; yaşanmış sayılamaz.

 

 


İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar

    İlkelerimiz

    Sitemiz, zararlı içerikler barındırmamaktadır. Sitemiz, üyelik sistemi içermemektedir. Yapılan yorumlarda sitemizde haber ve yazılarla ilgili yapılan yorumlarda tehdit veya küfür içeren, üçüncü kişiler ile ilgili rahatsız edici din,dil,ırk,cinsiyet ayrımına yönelik ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı ifadeler ve materyaller kullanılamaz.Aksi takdirde sitemiz gerekli yasal işlemleri başlatma hakkını saklı tutar. Doğabilecek yasal sorumluluklardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Sitemiz , ”Basın Meslek İlkeleri” ne bağlı kalacağına söz vermiştir.

    Haberdar Olun

    Sitemiz ile alakalı güncel kalmak, sitemize ait tüm bildirilerden haberdar olmak için mail listesine abone olun.

    Üye olun, ve yenilikleri kaçırmayın...